Sürprizli Organize Meseleler

9 Ağu

Ülke gündemi malum, herkes gergin. Çoğu amacı olduğunu zannedip tutturmuş gitmiş başka başka yollara… Akademik ve idari izinler de iptal edildiğinden kurum içi bir sıkıntı debelenmesi içindeydik 15 Temmuz sonrası. Kimse oflayıp puflamıyor doğru, ama moral motivasyon eksikliğimiz tavan yapmıştı!

Kiminin aklı memlekette huzurlu bir aile saadetinde, kimi arkadaş grubuyla uluslararası planlar yapmış, bazısı sevdiceğine kavuşmak için gün sayarken benim gibi tazeler de herkes çıksın gitsin tatilini yapıp rahatlasın düşüncesindeydi. Baktık olacak gibi değil, mevzular günden güne iç karartıyor, bizim aklımız ferahlamalarda; o zaman dedik ki kendi tatilimizi ya da nefes molamızı kendimiz verelim! İsabetli de oldu; organizasyonu yapmayı planladığımız gün Müdürümüzün doğumgününe denk geldi🙂

Odaca plan program dahilinde evde yapılacak her çeşit lezzetli yiyinti, içeceklerle şenlenir, bendeniz konfeti almaya, hocalarımızdan biri butik pasta yapmaya, bir diğeri egzantrik detox içeceği yapmaya karar verir… Eğlendik mi? Eğlendik🙂 Akşamdan odaya gizlice taşınan servis masalarını hazırlarken, hocalardan birinden “Birlik beraber gibisi var mı” cümlesini duymak bana çok iyi geldi. Kaldı ki kurumda işe başlayalı 5.ayın içindeyim, daha şerbetlenmedim🙂 Nazar değmesin de, mutluyuz beraber sanki🙂 Her konuda anlaşamasak da uzlaşmacı tavırlarla gayet iyi yürütüyoruz işleri ve ilişkileri.

Tüm bölüm personeli toplanıp Müdürümüz de gelince başladı kutlama faslı. Portatif hoparlörle Müzeyyen Abla’ya da bağladık. Keyifler şahaneydi. Hocanın Can Yücel şiiri hepimize dokundu mu emin değilim ama benim gözlerim doldu.

Dostlar ırmak gibidir
Kiminin suyu az, kiminin çok
Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca
Kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya

Sizler, bugün benim ruhumu yıkadınız diyerek bitirdi…

Ne zarif hareket🙂 Tam gediğine yerleşti dizeler, boğazım düğümlendi :))

İyi ki dedim, bu ekibin başında böyle bir yönetici var.

İnsan ister istemez eski tecrübeleriyle bir kıyaslama yapmaya girişiyor. Önceki yöneticilerimi, çalışma arkadaşlarımı, fiziksel imkanları bile düşünüyorum. İş arkadaşları ile olan dalgalı, bazen bol entrikalı ilişkiler, hırslar, rekabet şartları, insanların çıkarları ve aymazlıkları… Neler biriktiriyoruz farkında olmadan. Bakış açımız değiştiğinde, gözümüz mecazen açıldıysa anlayıp aydınlanıyoruz hangi hareket ne hedefle yapılmış… Ben uzun süre sonra uyandım mesela, hala daha uyanamadığım mevzular da vardır muhakkak, öğreniyoruz zamanla :))

Yazıyı günün damgası şiirle kapatayım; ne güzel adammışsın Can Baba!

Dostlar ırmak gibidir
Kiminin suyu az, kiminin çok
Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca
Kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya

İnsanlar vardır; üstü nilüferlerle kaplı,
Bulanık bir göl gibi…
Ne kadar uğraşsanız görünmez dibi.
Uzaktan görünüşü çekici, aldatıcı
İçine daldığınızda ne kadar yanıltıcı….
Ne zaman ne geleceğini bilemezsiniz;
Sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz!

İnsanlar vardır; derin bir okyanus…
İlk anda ürkütür, korkutur sizi.
Derinliklerinde saklıdır gizi,
Daldıkça anlarsınız, daldıkça tanırsınız;
Yanında kendinizi içi boş sanırsınız.

İnsanlar vardır, coşkun bir akarsu…
Yaklaşmaya gelmez, alır sürükler.
Tutunacak yer göstermez beyaz köpükler!
Ne zaman nerede bırakacağı belli olmaz;
Bu tip insanla bir ömür dolmaz.

İnsanlar vardır; sakin akan bir dere…
İnsanı rahatlatır, huzur verir gönüllere.
Yanında olmak başlı başına bir mutluluk.
Sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk.

İnsanlar vardır; çeşit çeşit, tip tip.
Her biri başka bir karaktere sahip.
Görmeli, incelemeli, doğruyu bulmalı.
Her şeyden önemlisi insan, insan olmalı…
İnsanlar vardır; berrak, pırıl pırıl bir deniz.

Boşa gitmez ne kadar güvenseniz.
Dibini görürsünüz her şey meydanda.
Korkmadan dalarsınız, sizi sarar bir anda.
İçi dışı birdir çekinme ondan.
Her sözü içtendir, her davranışı candan…

 

Vegan Mini Kurabiyeler

10 Tem

Merhaba mutfakseverler🙂

Salı günü özel bir etkinlik için hazırlıklara bugünden başladım. Malum 10 günlük tatilden sonra pazartesi sendromu duble yol olarak karşıma çıkabilir, taş düşebilir, bekleyen işlere koşturan Merve’nin iş çıkışı gelip sevimli hazırlıklar için hali olmayabilir. (Kendisinden bahsederken üçüncü tekil şahıs kullananlar kervanına selam olsun! :/)

Birazdan yüzleşeceğiniz tarif vegan olup, kullanılan malzemeler sebebiyle 1 lokmada doyuracak cinsten hafif ve leziz atıştırmalık kurabiyelerimindir. Son dönemde vegan tarifler araştırıp ağız tadımıza uyabilecek olanları denemeye çalışıyorum. İşte bu araştırma geliştirme sürecinde veganstronomy de rastladığım “Damla Çikolatalı Kurabiye” tarifinde oynamalar yaptım. Tadına bakanların hoşuna gidince tarifi paylaştım, bu tur pişirirken de blogda paylaşmaya karar verdim :*

Jpeg

Jpeg

Malzeme Listesi:

*2 su bardağı tam buğday unu

*1/2 su bardağı yulaf unu

*1/2 su bardağı sıvıyağ (ben bu sefer ayçiçek yağı kullandım)

*1/2 su bardağı su

*1 paket kabartma tozu

*1 paket şekerli vanilin (kullanıyorsanız gerçek vanilya tabi ki)

*1/2 su bardağı toz şeker (şeker yerine keçiboynuzu unu deneyeceğim sonraki pişirmede)

*3 çay kaşığı toz tarçın

*1 çay kaşığı tuz

*1 su bardağına yakın damla çikolata (isteğe göre ölçü değişebilir)

Jpeg

Tüm malzemeleri bir kapta karıştırıyoruz, damla çikolataları en son ekliyoruz.

Kaşıkla, standart şekil verilmeden yağlı kağıt serilmiş tepsiye harcımızı bölerek diziyoruz.

10 dk öncesinden ısıtılmış 180 derecelik fırına veriyoruz.

Fırın performansınıza göre değişmekle beraber ortalama 30 dk içinde kurabiyeleriniz hazır😉

Soğuduktan sonra saklama kabına alarak buzdolabında tutabilirsiniz. Hava almadığı sürece bayatlamayan bir kurabiye bu, Afiyetle…

RE!

7 Tem calendar

Vay geçen zamana!

Son yazım Aralık 2013! Bu kadar süreyi tahmin etmemiştim.

 

Neler değişti, neler eklendi, kimler geldi kimler geçti saymakla biter mi son iki buçuk yılımı🙂

Ülke gündeminden farksız, hızla değişen, dalgalı kur misali olan bitene yetişip üstüne bi’ de yön vermeye çalıştım.

Yeni hobiler edindim, meslek hanem değişti, müebbet öğrenciliğimin hakkını vermeye devam dedim, hayata bakışım da hayattan beklentilerim de ciddi manada değişip dönüştü.

Sağlam silkelenip hızla dönüş yapmaya niyetliyim bu dönem😉

Let the bloggin’ begin !

 

Aklımdakileri listelemekle başlayayım:

*Değişen WP sistemi ve içeriklerini incelemek şart! (Yine bana çalışacak konu çıktı)

*Yaşadığım bölge ile ilgili yazılar keyifli olabilir.

*İş değişiklikleri konusunu ele alalım.

*En sevdiğim konular; hobilerim, meraklarım, workshop maceralarım geniş yer edinmeli🙂

*Okuduklarımdan derleme yapabilir, minik notlar çıkarabilirim.Belki akademik ve sosyal gibi gruplamak sağlıklı olabilir.

*Bi’parça çeşitleme yapabilirim; özellikle tariflerimi paylaşabilirim, pratik kozmetik rutinlerimden bahsedebilirim.

*Değişen beslenme düzenimi empoze edebilirim😀 Şaka şaka, ısrar yok

*Öğrencilik hayatıyla ilgili cıvıltılı paylaşımlarım da bonus olsun mu😉

 

Listeyi yaptık, iyi hoş da nerden başlasam nasıl anlatsam modundayım:/ Biriktirmemek lazım işte işleri, düşünceleri, duyguları hatta. Stoklama huyum zora sokuyo beni, yersiz uzuyo bitişlerim…

Hadi Bakalım Grubu “Onlar Bizi Bekliyor” Etkinliği

23 Ara son

Bazı konular vardır o kadar dikkatle yaklaşmak gerekir ki olayın içinde olmayanlara aktarırken aşırılığa kaçmak an meselesidir, esas hedeften ya da samimiyetten uzaklaşabilirsiniz anlatırken.


son

Geçen haftasonu içtenlikle hazırlanan, el emeklerini göz nurlarını kalpten döken, tüm imkanlarını seferber edip çıkan engelleri çifter çifter aşan azimli Hadi Bakalım hanımlarıyla Göztepe Semiha Şakir Huzurevi’ndeydik. İyi ki oradaydım, onlarlaydım. Aylar önceden proje fikri çıkmış, el örgüsü şallar, battaniyeler hazırlanacağı salık verilmişti. Üyelerin verdiği boş gazlar sönüp sözler havada kalınca grup başkanımız Billur Hanım (Türkoğlu Phelps) yeniden örgütlendi🙂 Zekiye Hanım’ın ev sahibeliğinde haftada 2 gün toplanan şefkatli eller ekibimiz onlarca şal, diz battaniyeleri ördü.

benTontonlarımızın “El öpenlerin bol olsun evladım” dilekleriyle…🙂

oturma

Şefkatli eller ekibi;

*Goblen sanatçısı Handan Hanım (Küçükkutlu)

*Sıcacık gülümseyen fotoğrafçımız Hale Hanım (Elmacı)

*Gece gündüz üreten pamuk kalplilerimiz Nalan Hanım (Var) ve Nazlıcığım (Eray)

*Sohbeti insanın ruhunu ısıtan Suna Hanım (Gürkem)

*On parmağında on marifet olan kırkyama sevdalısı Lale Hanım (Kızmaz)

*Tabi ki grup başkanlarımız, bu güzelliğin mimarları Zekiye Hanım (Ensari) ve Billur Hanım ile grubumuzun yakışıklısı Vegas (Billur Hanım’ın muhabbetli kuşu🙂 )

*Zekiye Hanım’ın öğrencileri, velilerini unutmak olmaz🙂 Elleri dert görmesin hiçbirinin…

kestaneAğızları tatlandırma molası😉

İstanbul dışında yaşayıp ciddi anlamda katkı yapan hanımlardan aklımda kalan isimler Nilüfer Hanım (Bekar) ve Pelin Hanım (Oransal Erol) oldu. Çok sayıda ve projeye uygun parçalar yollamışlardı, atölye günlerinde bu parçalar birleştirildi.

Marifetli, pamuk kalpli hanımlarımızın bir de sürpriz destekçisi oldu bir anda. Yavuzlar Spot firması sahibi Süleyman Bey atölyemize yüzlerce paket yolladı. Fahri sponsorumuz oldu🙂 Bundan sonraki etkinliklerimiz için de ciddi bir stok sağladı böylelikle.

billur&slymnBillur Hanım (Türkoğlu Phelps) ve Adana’dan uçup etkinliğimize katılan Süleyman Bey (Yavuzlar Spot)

Ben de uzaklardan etrafı kolaçan ediyorum🙂

Kardı yağmurdu hastalıktı derken beklenen gün geldi, pazar günü bagajlar dolusu paketle Semiha Şakir’in kapısındaydık🙂 Billur Hanımcığım kırmızı mis kokulu karanfiller almış gelirken. En sevdiğim çiçektir karanfil🙂

billurgl

El örgüsü şallar ve diz battaniyeleri Huzurevi’ndeki hanımlar için hazırlandı ve tabi ki beyler unutulmadı🙂 Onlar için de çoraplar paketlendi. Takım takım iç çamaşırları ve pijamalar makbuz karşılığı yönetime teslim edildi. Kışın vazgeçilmez minik lezzeti kestane kebaplar yapıldı, hoş sohbetler, gülüşmeler, iz bırakacak kucaklaşmalarla dolduk taştık hepimiz.

nazlıKar kış demeden İstanbul’un bir ucundan diğerine, hiç devamsızlık yapmadan atölyeye yetişen, grubumuzun maskotu canımız Nazlı “çaylarrrrr” pozuyla😀

Elbette madden hiç bir şeye ihtiyaçları yok, güleryüzünüz ve hoşsohbetiniz oradaki tatlı delikanlıları hanımefendileri cezbedecek yegane şey🙂 Hepimiz gibi onların da anlatılmayı bekleyen upuzun hikayeleri var. Narin ellerini öptüğünüzde incecik titremeye başlıyorlar, dokunaklı olmak değil niyetim, bilin nasıl mutlu olduklarını🙂

grup

Doğrusu çekincelerim vardı kendimle ilgili, donuk kalır insanları tedirgin edersem diye…Ancak öyle tatlı bir gün geçirdim ki, tebessüm eden yüzleri hala gözümün önünden gitmiyor. Sağlıklı zamanları olsun inşallah…

Mühim Notlar:

*Eğer grup organizasyonu yapacaksanız, verilen sözlere güvenmeyin, vaad edilenlerle icraatlar birbirini tutmazsa canhıraş işe girişmek zorunda kalabilirsiniz😉 Bilmem anlatabildim mi…

*Yiyecek, içecek getirmeden önce idareye danışın.  Tahmin edersiniz ki her kişinin farklı tıbbi geçmişi, bazı rahatsızlıkları olabilir belli yaşın üzerinde. Ne siz mahcup olun ne onların aklına sokun yasaklı bir şeyleri😉

*Ziyaretlerinizi haftaiçi ya da haftasonu gerçekleştirebilirsiniz.

*Huzurevinde salonun bir köşesi de hanımların beylerin el emeklerinin satışa sunulduğu minik masalar için ayrılmış. Bu sabit kermesten alışveriş yapabilir, minik katkılarda bulunabilirsiniz. Ya da kendi ürünlerinizi bırakabilir, satıştan elde edilecek gelir idareye bırakırsınız.

*Paylaşmak istediğiniz kullanılmamış her türlü giyecek için idareyle ön görüşme yapmanızı öneriyorum. Bizim grup başkanlarımız sağolsun Billur Hanım ve Zekiye Hanım konuya tamamen hakimlerdi, bizleri doğru yönlendirdiler.

*Çalışan personelin de gönlünü almayı unutmayın🙂 Bizlere çok yardımcı oldular teşekkürler ederim…

*Merak edenler için; fotoğraf makinesi ve kameralar sadece ortak alanda kullanılabilir, aklınızda bulunsun.

grupp

Proje mimarımız Billur Hanım ve Zekiye Hanımlara,

İsmini unuttuğum, emeği geçen, kalbi bizimle olan herkese teşekkür ederim. 

Facebook üzerinden bizi ve gelecek projelerimizi takip edebilir, siz de yanımızda olabilirsiniz ;) 

Arama çubuğuna “HADİ BAKALIM” yazdığınızda çıkacak gruptayız ;) 

Janome’li Cumartesi

8 Ara 100_2211

Merhaba Aralık! Hoşgeldin yeniyıl telaşıyla bezeli 2013 ün son demi!

İlk haftasonundan başladık aksiyona🙂 Artık rutine bağlanan Cumartesi etkinliğimin mekanı yine Bizim Çocukların Hobi Dükkanı’ydı.

dükkanBkz: Bizim Çocuklar😉 Soldan sağa ; Hasan Bey (Yalvaç), Oğuz Bey (Karabacak), Yılmaz Bey (Çakar)

Bakırköy’de hem hobi market hem eğitim ortamı sunan tek mekan burası. İstanbul Caddesi’nde Çetinkaya’yı geçip ilk soldan içeri giriyorsunuz. Lokasyon olarak biraz iç kısımda kalsa da, arayan buluyor, İstanbul dışından düzenli müşterileri/misafirleri bile var🙂 Dün akşam annemle uğradık dükkana eksik malzemelerimizi tamamlamak için, “Bizim Çocuklar” tam kadro hazırlık halindeydi. Harıl harıl çalışıyorlar enerjilerine nazar değmesin😉

 

Bu cumartesi projesi Janome marka dikiş makinelerinin tanıtımı, minik bir makine örtüsü dikimi, Janome’nin hedef projeleri hakkında bilgi paylaşımı yapmaktı. Janome makineler eğitmeni Seher Hanım (Şahin) sabırla, pür neş’e bir gün geçirmemize vesile oldu🙂 Selçuk Bey de daha kurumsal bilgilerin yanında hepimizin ilgisini çeken müjdeli planlarından da bahsetti.

100_2200

Hava muhalefeti ve ailelerin malum haftasonu planları beklenen misafir sayısını indirmiş olsa da biz bize, çok dağılmadan, yardımlaşarak faydalı bir seminer geçirdiğimizi düşünüyorum. Saat 11 gibi başlayan seminerimiz için her detay düşünülmüş, tüm makineler hazırlanmış, masuraları bile sarılmış, kullanılacak tüm malzemeler hazır kitler halinde bizi beklemekteydi🙂

100_2203

1480755_1420402468194495_1147421278_n

Janome makineleri kullanıyorum, işin doğrusu çok da verimli buluyorum. 2 yıldır tanışıyorum Janome makinelerle ve en bayıldığım özelliği ilik açması! O gözümüzü korkutan, işkence gibi gözüken, diktiğiniz ürünün havasını en çok etkileyen ilikleri tek tuşla ve muntazam şekilde açıyor bu makineler. Hem giyim dikenler için ekstra hazırlanmış farklı ilik seçimleri de mevcut😉

Bugün gördüm ki bunun sebebi işin hamurunda Japonların olması🙂 Ve tabi ki otomobil fabrikalarına otomatik kollar üreten bir tesisten çıkan incelikli makineler. Transformers sahnelerine benzer görüntülerle hazırlanmış videolar izledik önce. Hem Janome hakkında hem de distribütör firma olan Demirbilek hakkında temel bilgiler aldık, bir yandan da fotoğraflarını gördüğünüz makine örtülerini dikmeye koyulduk.

100_2209

Tabi ki amaç makine fonksiyonlarını görebilmek, birçok özelliği anlatabilmek olduğu için süsü bol örtüler çıktı ortaya🙂

100_2212 100_2213 100_2215 100_2216

Günün sonuna doğru bilgilendirildiğimiz Janome Moda Cafe projesi pek ilgimi çekti, yakınlarda bir açılış haberi alabiliriz🙂 Konsept mağaza, bistro, eğitim mekanı harmanlanarak faydalı bir proje hazırlanmış. Tam da zamanı🙂

100_2211

Seher Hanım’dan sertifikamızı da aldık🙂

Meraklısına not:

Bizim Çocukların Hobi Dükkanı Adresi: İstanbul Caddesi Muhasebeci Sokak No:5 Bakırköy/İstanbul

facebook hesabı: Bizim Çocuklar’ın Hobi Dükkanı

Komşuda Artebella Semineri ;)

1 Ara art10

En bi’meraklı bendeniz bu cumartesi yollara düşmeden, saatlerce sallanmadan, evime birkaç dakika mesafede, hem de alışık olduğum bir ortamda şahane bir workshop günü geçirdim :) 

art10

İnanması güç olsa da pek bayıldım ben burnumun dibinde beni cezbeden aktivitelerin yapılmasına !  Sabahın kör vaktinde evden çıkıp tin tin otobüstü dolmuştu yok tramvaydı esneye uyuklaya gidip geldiğim onca workshop ve eğitimden sonra baldan tatlıydı bugün🙂

100_2147

Artebella Sanatsalda Tam Çözüm profilini facebook ta görmeyen var mı ahşap severler arasında? Varsa ahşap sever değildir; zira ben ahşapla yakın temasta olmadığım halde sayfadaki bilgilere göz gezdiririm. Gülçin Hanım (Göksu) gayet net anlatımlı videolarını paylaşıyor bu sayfa üzerinden, ben anlamasam da izlerken keyifleniyorum hani bir gün bu işe de bulaşabilirim diye :p

art2

Fena da olmamış izlediklerim, bugün Bizim Çocukların Hobi Dükkanı’nda (Bakırköy) keyfi bol, kahkahalarla inleyen, benim gibi ahşap acemilerini bile aşka getirecek derecede kolay ürünlerle yapılan işler gördüm, öğrendim. Boşuna yoruyorsunuz kendinizi hanımlar😛 Eğilip bükülmeden, saatlerce malzeme hazırlamadan, günlerce kurumaya bırakmadan enfes sonuçlar alınıyormuş bu işlerde, bizzat şahit oldum!

art3İlk çalışma olan saate kelebek kondurmaya çalışıyorum🙂

İstanbul’un farklı ilçelerinden gelen Halk Eğitim ve İSMEK Hocaları, ben gibi meraklı hanımlar da dahil hepimiz ağzımız açık bir şekilde enerjisiyle bizi uçuran Gülçin Hanım’a odaklandık.

100_2163

Boyanmadan, doğal görünümünü koruyarak kolay transferler yaptık, 

transparan özellikli dantel transferler uyguladık,

koyu zemin neymiş açık zemin nerede kullanılırmış öğrendik,

100_2166

aynı boyayı ahşap, seramik, cam, kumaş gibi tüm ortamlara uygulanabileceğine şaşırdık,

kumas

tek kat sürüldüğünde bile tam kapatıcılığı olan boyalara bayıldık,

100_2179

mozaik transferlere, varakların kolay kullanımına, antik çatlatma tekniğine iç geçirdik🙂

catlatma

Ben kumaş transferleri de sevdim, hem varak kullanılabiliyor hem de kolay transferler… Varak ütüyle, kolay transferler yine suyla uygulanıyor, sonuçlarsa birbirinden keyifli!

cam

Gülçin Hanım’ı ve şahane asistanı & oğlu İlker’i çay partisinde yakından tanıma fırsatı bulmuştum. Hatta annemle ortak kullandığımız Tarçın Kokusu facebook profilimden bahsetmiştik🙂 O sohbetimizi bugün netlikle hatırlayan Gülçin Hanım beni şaşırttı🙂 Biliyorum ki her hafta onlarca hanımla, beyle tanışıp görüşmeler ve seminerler düzenliyor. İsim hatırlaması mucize olur diye düşünürken nokta atışı yapması beni hayretler içinde bıraktı.

100_2168Centilmen asistan molada😉 (Maşallah demeyi unutmayın😉 )

Bilginin paylaştıkça haz vereceğine inanmış, bu yolda tüm enerjisini ikinci bir kez düşünmeden harcayan, azimli ve sıcacık bir hanım Gülçin Hanım. Kendisini tanıdığım için samimiyetle mutluyum, birçok hanıma da ilham verdiğini, vereceğini düşünüyorum.  

Bir fırsatını bulun, yaratın, kovalayın ve hem Gülçin Hanım’la hem de Artebella ürünleriyle tanışın, hayatınıza keyif katın😉

 

Meraklısına Not:

Gülçin Hanım’ın seminerleri İstanbul’da birçok farklı noktada, ücretsiz olarak düzenlenmekte. Maddiyata takılmadan da bişeyler öğrenmek mümkün yani ;) 

Facebook profilleri : Artebella Sanatsalda Tam Çözüm

Bizim Çocukların Hobi Dükkanı

Oyuncu Tayfası ile “Baba”

25 Kas

Adını duyunca dram izleyeceğimi sanmıştım, ancak “Baba” müzikli bir komedi oyunu🙂

Müzikli demişken fıkır fıkır melodilerle sarıp sarmalayan, ciddi ciddi oyun izlemeye hazırlanmışken çıkıp 2 göbecik atsak ya dedirten türden müzikli🙂

2 perdeli oyunun aksiyon dağılımı eşit ayarlanmış gibi. Orta kademe hızda seyreden, yumuşak geçişlerle işlenmiş bir girift durum komedisi aslında. Girift diyorum çünkü hem aile, hem iş, hem aşk, geçmiş ve dahi gelecek ilintili, birbirine kaynamış çoklu konular barındırıyor.

Kadro gencecik pırıl pırıl🙂 Ses bir oyuncu için ne kadar kıymetli bu akşam net bir şekilde farkettim… “Baba” nın eşi rolündeki oyuncunun ses kullanımı şahaneydi.

Şimdi oyunu izlemeyenler için çok sır vermek istemiyorum ama kapıları tutan siyah adamlar çok şekerdi🙂

Belki eşcinsel esprileri serpilmese daha şık olabilirdi…

Yalnız emin olduğum bir konu var ki bazı yaşı ilerlemiş teyzeler ve amcalarla yaşamak zor bir mesele. Tadını çıkarmaya fırsat bırakmadan yapılan esprileri sesli sesli açıklamaya, şakaları yorumlamaya, bıraksanız senaryoya karışmaya ne kadar hevesliler!

Havada yakalayıp sindiriyor olsalar neyse diyeyim de mevzu kopmuş 8 dakika sonra taşlar yerine oturmuş, kendini kurtarmış da yanındakiler eksik kalmış gibi can havliyle bağrış çağrış sinir bozucu:/

Yanlış hatırlamıyorsam 2 kez telefonlarınızı ve dijital saatlerinizin sesini kapatın uyarısına rağmen bangıdı bangıdı öten telefonlar beni bile rahatsız etti. Hala adap bilmiyoruz, hala saygı duymuyoruz ne yazık ki…

 

Meraklısına😉

*Oyuncu Tayfası 2005 yılından beri Bahçelievler Belediyesi Tiyatro Topluluğu olarak sahnelerde

*Yetişkinlere, gençlere, çocuklara tiyatro eğitimleri veriyorlar. Hem de ücretsiz eğitimler😉

*Web sayfalarından (oyuncutayfasi.org) güncel oyun programlarına ulaşabilir, keyifli zaman geçirebilirsiniz🙂

Hadi Bakalım Grubu Yardımlaşma Etkinliği

23 Kas ütü

Yardımlaşmak dinimizde, kültürümüzde, sosyal ahlakımızda her zaman büyük yeri olan ancak ne yazık ki sadece felaket anlarında ya da ilerleyen yaşlarda akla gelen en kıymetli faaliyettir.

ütüBillur Hanım benim için güzel bir kare hazırlamış🙂 Bayıldım ki ben buna! Teşekkürler ederim ;) 

Kısa süre önce bir sosyal sorumluluk projesi sebebiyle üye olduğum, ve 2 Kasım’da düzenlenen Matine’de yüzyüze tanışma şansı yakaladığım Hadi Bakalım grubu ile dün tekrar biraraya geldik.

100_2083

 

Amaç aylar önceden belirlenmiş, sözler alınmış, heyecanla hazırlıklar başlamıştı. Kırkyama (patchwork) ve/veya yün parçalar hazırlanacak, her katılımcı hazırladığı parçaları belirtilen adrese kargolayacaktı. Parçaların birleştirilmesi yine gönüllü Hadi Bakalım üyeleri tarafından yapılacak ve sonunda ortaya çıkanlar bir hayır kurumuyla paylaşılacaktı.

100_2072

Ancak hayatın telaşesi, cilveleri, söz veren bazı kişileri geride bırakmış olacak ki planlananın ve beklenenin altında bir katılım oldu. Ancak niyet hayırlı, katılımcılar da azimli olunca yarıda bırakmak olmaz deyip var güçleriyle eksiği kapatmaya çalışan, haftanın belli günleri biraraya gelip voltranı oluşturan kocaman yürekli hanımlarlaydım dün🙂 Elleri kolları dert görmesin…

Hava karanlık, yağmurlu, içini ürperten rüzgarlarla savuran bir sabahta Bakırköy-Kadıköy İDO ile başladı yolculuğum.

Elimde annemin hazırladığı pazar çantam, içinde paketlenmiş, bantları açılmamış yün yumaklar…Soğuk günü ısıtmak için kahve ve çikolata yol arkadaşlarım oldu Kadıköy’e kadar.

100_2074

Denizotobüsünden indiğim anda telefonum çaldı ki, sözleştiğimiz gibi Suna Hanım (Gürkem) gelmiş, Balon Cafe’de beni bekliyormuş🙂 Sıcacık, insana enerji veren bir hali tavrı var Suna Hanım’ın…Hadi Bakalım Matine’de tanıştığımızda da aynı hissi duymuştum🙂 Keyifli bir sohbet eşliğinde sabah kahvelerimizi içtik.  Grubun bel kemiği, üyelerin yakıştırmasıyla Hadi Bakalım Cumhuriyeti’nin kurucusu Billur Hanım’ı(Türkoğlu Phelps) beklerken su gibi geçti zaman🙂

Arabada bizi bekleyen Nazlı (Eray) ve günün yakışıklısı Vegas’la(Billur Hanım’ın muhabbet kuşu) güle oynaya, güzel haberler alarak Göztepe Köprüsüne doğru yollandık.

100_2075

Cumaları ve bazı pazartesileri tığını yününü kapan hanımlar Halil Turkan İlköğretim Okulu’nun yolunu tutuyor. Zekiye Hanım (Ensari) sorumluluğunda tüm içtenlikleriyle şallar, diz battaniyeleri örüyorlar…

Verilen ölçüye uymayan parçaları revize edip renklerine göre eşleştirip birleştirme işine girişiyorlar. Hazır olan battaniye ve şalları da ütü için biriktiriyorlar. Sonrasında paketlenecek her birisi ve bir şefkatevine götürüp, yaşlarını almış dedelerimizin ninelerimizin dizlerini omuzlarını ısıtacaklar inşallah😉

100_2081

Okula vardığımızda çalışmalar çoktan başlamıştı. Biz de nefeslenip eteğimizde ne varsa döktük sırayla :)) Annemin yünleri uygun parçalarla eşleşince pek hoşuma gitti🙂 İşe yaramak, işe yarayan birşeyin minicik bi parçası olabilmek ne güzel şey!

ütü

Ben tığ işinden hiç anlamadığım için ütü görevini üstlendim. Onu yapabilirim dedim🙂 Severim de zaten…Binbir emekle örülmüş şal ve battaniyelerin bir kısmını ütüledim. Bu arada sohbet muhabbet  2 dakika durmadı😀

Önceki atölye buluşmasında yolladığım kumaşları birleştirip diz örtüsüne çeviren Lale Hanım (Kızmaz) da geldi🙂 Ellerine sağlık tekrar…

mkelebek mcicekBöyle yolladım bakın sonuç nasıl olmuş ;) 

benimkiBakınız benim minikler Lale Hanım’ın dokunuşuyla hazır olmuş🙂

Pıtır pıtır ören Nalan Hanım (Lebibe Sultan) da  bizden önce gelmişti🙂

Fotoğrafları çekerken gülerek poz veriyoruz evet ama fotoğraflanmıyorken de tebessüm eden hanımlar gördüm ben dün. İnsanın yaptığı iş yüzüne de yansıyormuş demek🙂

Çay molasında tattığım leziz kek için Billur Hanım’ın, onca yoldan bize aşure getiren Nazlı’nın ellerine sağlık🙂

Zekiye Hanım’ın kendi öğrencilerine bizim etkinliği ev ödevi vermesine bayıldım🙂 Birbirine uyumlu parçaları hazırlayıp paketleyip hanımların ellerine tutuşturdu🙂 Nasıl birleştireceklerini de belirtmeyi unutmadı… Hanımların hepsi de böyle bir hayır işine içtenlikle destek veriyorlar, sağolsunlar😉

yünYün parçalarım hangileriyle eşleşti bilmiyorum henüz🙂

 

Fikir kimden çıktıysa çıksın, projeyi tamamlayan, canla başla çalışan, vaktinden ve kendinden fedakarlık edip oraya gelen, gelemese de desteğini esirgemeyen herkesten Allah razı olsun…

 

Lady Craft’la Dekoratif Sabun & Kokulu Taşlar Yaptık

23 Kas 100_2059

Hayat tesadüflerle örülü ya, geçen yaz çalıştığım sigorta şirketine gidip gelirken Lady Craft’ın önünden geçer, vitrinine bakardım. O zamanlar başka telaşlarım vardı, içeri girip kurslar/ eğitimler hakkında bilgi almak aklımdan bile geçmezdi. 

İyi ki internet var, sosyal ağlar var🙂 Annemle facebook üzerinden takip ettiğimiz (Tarçın Kokusu ile  tabi🙂 ) sayfalardan birisi de Lady Craft, Çarşamba ve Perşembe günleri hem sabun hem taş workshopları olacağını duyunca perşembe için rezervasyonumu yaptırdım. Çarşamba tiyatroya(Akif) gideceğimden telaşa sokmayayım kendi kendimi dedim😉

100_2050

100_2052

Genelde bu tip sabun yapımı evlerde, kayıtsız, gayriresmi şekillerde öğretilmekte. Öğretmek de denemez ya işte, gösterim tarzı bi’şey… Taş yapımı, doğal sabun, dekoratif sabun, mum her biri ayrı günlerde verilen konular. Ancak Beşiktaş Balmumcu’da ki Lady Craft tek atışta 2 konuyu birden vuruyor🙂

7-8 kişilik ufak ve meraklı bir grupla günün erken saatlerinde Balmumcu’da, atv binasının arkasındaki atölyede buluştuk böylece.

100_2060

100_2061Dilim pastamız nasıl🙂

Kapıdan girmeden önce vitrini incelemenizi öneriyorum😉 O kadar çeşitli malzemelerle dolu ki raflar, aynı köşeye birkaç sefer bakmak şart! Çünkü minik minik, her bakışınızda farklı şeyler göreceğiniz dünyalarla bezeli burası. Ahşap hammaddeler, boyalar, süslemeler, minyatür objeler, aksesuarlar, ev tekstil ürünleri, sergilenen projeler hepsi ayrı güzel, hepsi iştah kabartan cinsten :) 

100_2066

100_2063

Üst katta atölye, mutfak bölümleri var, bizim workshopumuz da atölye kısmında oldu haliyle… Elde defter, kalem pür dikkat Burçe Hocamızın anlattıklarını dinleyip notlar aldım. Sabun yapımı hem dikkat isteyen hem insana mutluluk veren bir uğraşmış aslında. Olayın teknik adımlarını eksiksiz yapmak koşuluyla yaratıcılığınız ve mevcut malzemenizle çok daha farklı sonuçlar alabilirsiniz. 

100_2055

100_2057

100_2059

Esas merakımı cezbeden konu taş yapımıydı🙂 Özellikle cameo kabartmaları severim, farklı bir havaları var. Ancak katılımcılarımız sabun dünyasına daha derin dalınca taşlar bi’ parça yorgunluk, bi’parça nazla karıştı🙂 Elbette kokulu taşların yapımını da öğrendim. Püfleri not aldım, o sırada aklıma gelenlerle birlikte :))

Yalnız iki süreç için de ölçüler, malzeme kalitesi ve yapım aşamaları önemli olduğu gibi sabır ve dikkat de azımsanmayacak derecede kıymetli.

Sonuç mu? Renkli, eğlenceli ve mis kokulu minik hatıralar  :)

Sabunlarımızın cafcaflı renklerine bakmayın siz :p Dikkat çekici ve detayları daha rahat gösterdiği için neon tonlarda boya kullanıldı…

100_2069Hocamızla🙂

100_2087Ve benimle eve gelen şekerler ;))

Gün boyunca bize yardımcı olmak için koşturan Aylin Hanım’a, 

Lady Craft sahibesi Ayşin Hanım’a,

Ve tabi ki Burçe Hocamıza teşekkürlerimle… :) 

Meraklısına not:

Lady Craft’ı sosyal ağlardan takip edebilirsiniz.

Web sayfası : ladycraft.net

Adresi : Balmumcu, Bahar Sokak No:2   Beşiktaş/İSTANBUL

Telefonu: 0212 266 21 21

Vitamini Sahnede Saklı “Tiyatro Greyfurt”

23 Kas

Marka, etiket ya da slogan oluştururken neden günlerce aylarca düşünüldüğünü Çarşamba akşamı Tiyatro Greyfurt’la tanışınca daha iyi anladım🙂

Söylerken bile insana pozitif etkiler veren, tebessüm ettiren bir isimleri var.

Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi Kasım ayı programına bakınca “Akif” oyununun 2 gösterim olacağını görmüştüm. Çarşamba akşamki oyuna büyük bir hevesle gittim.

Mahşeri bir kalabalık, gençler, aileler, öğrenci grupları, öğretmenleriyle gelmiş 12-13 yaş grubu çocuklar, komşular, oyuncu adayları… Çok şaşırdım görüntüye🙂

Karmaşık bir kuyruk, daha doğrusu öbeklenme halinde salonun açılmasını beklerken “teknik bir arıza var” bilgilendirmesi moralimi bozdu. 1 saate yakın bir süre dikilince insanın sadece morali değil fizyolojisi bile bozulur :p

Neyse efendim ; girdik salona, yerleştik koltuklara, bu sefer telefonlarınızı kapatın, fotoğraf çekmeyin, telefonlarınızı kontrol edin, telefonlarınızı tekrar kontrol edin şeklinde sesli sistem uyarıları geldi.

Fotoğraf çekilmesin uyarısına bozulsam da yurdum insanının flaş düşkünü olduğunu hatırlayınca hak verdim bi’parça ekibe.

Sonuçta ben maddi delil olarak kullanıyorum fotoğrafları🙂 Oturduğumuz yerden uydurmuyoruz bunları, işte kanıtı, benim için hatıraların birkaç parçası demek niyetiyle fotoğraf çekiyorum.

 

Oyunun ismi Akif, İstiklal Marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy’u konu edinmiş, muhtelif kısımlara mizah parçacıkları eklenmiş ancak yaygın ve baskın bir şekilde vatanperverlik hislerini kabartan bir uslüpla Kurtuluş Savaşı yıllarını Mehmet Akif’in hayatı ve kızı Suat Hanım üzerinden anlatıyor.

Çok etkilendim. Söz konusu millet, milliyet olduğunda kalbimden değil de daha derinlerden bir dalgalanma olur bende, gittikçe yükselen, sanki ağzımı açsam o dalga kükreyerek çağlayarak ortalığa dökülecek gibi. Tarifi zor, hissi anlatılamaz… O akşam Akif’i izlerken farkettim ki yanımda oturan gençlerde de var o aşk hali! Yalnız değilmişim yani🙂 Ya da anormal bi’ durum yokmuş meğer.

Pek tabi bu etkinin sebebi izleyiciye dokunabilen oyuncular. 10 dakikalık arada “Tiyatro Greyfurt’u facebook sayfamızdan takip edin” anonsu yapmak yerine oyuncuları bize tanıtmayı seçseler daha şık olurdu. Sosyal bir iş yapıyorsanız zaten sosyal ağlarda mevcutsunuzdur, olmalısınız da. Sizi takip etmek, öneri ya da şikayette bulunmak isteyen kişiler de bilirler bulurlar ulaşacakları yolları. Bahsettiğim gibi, ben oyun öncesinde basit baskı teknikleriyle hazırlanmış bir tanıtım ilanı beklerdim. Konu, teknik kadro, oyuncular, eser sahibi gibi bilmemiz gerekenler atlanmış. İşin garibi ve kötüsü Tiyatro Greyfurt’un web sayfasında “Akif” oyunu kadrosu sekmesindeki oyuncuların hiçbiri bizim izlediğimiz oyuncular değil. Bilemeyeceğim o akşam beni bu denli aşka getiren, ağlatan, ruhuma dokunan insanlar kimlerdi…

 

Sonsöz olarak samimiyetle öneriyorum ki; Akif oyununu görün, duyun, izleyin, hissedin!

 

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 276 takipçiye katılın