Dünya parmaklarımın altında!

11 Oca


Dünya parmaklarımın altında

Gezmeyi seviyorsunuz ama bir otakusunuz*. Google Earth, sizin için biçilmiş kaftan. Dünyayı gezebilir, hiç görmediğiniz yerleri görebilir, hatta dünyanın bir ucundan ötekine birkaç saniye içinde uçabilirsiniz.

Google Earth, Google Maps’in geliştirilmiş hali olan ücretsiz bir program. Bilgisayarınıza indirdikten sonra birbirine yapıştırılmış uydu fotoğrafları ile dünyada gezmediğiniz yer bırakmıyorsunuz. Dünyadaki birçok önemli şehir ve daha fazlası, bina bina yakınlaştırılacak kadar yüksek çözünürlüklü fotoğraflarla yer alıyor. Hatta sokaktaki arabaları bile görebiliyorsunuz. Hatta hatta bazı yerleri sadece fotoğraf olarak değil, üç boyutlu olarak da görebilirsiniz. NASA’nın “Radar Topography” adlı bir hizmeti sayesinde şimdilik Grand Canyon ve Everest üç boyutlu. Şimdilik Amerika’daki birkaç büyük kenti de üç boyutlu dolaşmak mümkün. New York’un binalarına tepeden yaklaşmak çok zevkli örneğin. Amerika’da itfaiye için şehirlerin tüm binalarının ayrıntılarıyla yer aldığı haritalar yapılıyormuş, bu üç boyutlu şehir görüntüleri de bu sayede hazırlanmış.

Programı açınca ekranınızdaki her piksel 15 metreye eşit düşüyor. Tabii yakınlaşmanız mümkün. Büyük şehirler, piksel başına 2-3 metre olacak şekilde hazırlanmış. Bu daha net fotoğraflar uydu ile uçaklardan çekilmiş fotoğrafların karışımı. Denizlerin fotoğrafları ise çok daha düşük çözünürlüklü. Tabii o kadar yukarıdan çekilmiş fotoğraflar hatasız olmayabiliyor. Mesela dağlar alçak görünüyor, gökdelenler ise bazen yana yatmış gibi duruyor. Bir diğer sorun da Google Earth’ün gerçek zamanlı olmaması. Yani gördüğünüz fotoğraflar aylar, hatta yıllar önce çekilmiş olabilir. Genellikle en eski fotoğraf üç yıllık oluyor. Askeri bölgeler, stratejik tesisler gibi kritik bölgelerin üzeri siyah. Yani “dur bakalım şu 51. Bölge’de neler varmış” derseniz kocaman bir karaltıdan başka bir şey göremezsiniz. Tabii o karaltının altında ufolar olduğunu hepimiz biliyoruz gerçi. Ah bir de Google Earth reklamları diye bir şey çıktı. Şimdilik bunu sadece Maxim dergisi yaptı ama yakında eminiz devasa reklam brandaları çöllere açılmaya başlayacak.

Dünya parmaklarımın altındaGoogle Earth’de aradığınız yeri bulmak için birkaç alternatifiniz var. Programı açtığınızda karşınıza Kansas çıkıyor. Çünkü Google Earth’ün baş mühendisi Kansas Üniversitesi’nde okumuş. Eğer Amerika, Kanada veya İngiltere’de bir yer baktıysanız adresle arayabilirsiniz. Bakmak istediğiniz yerin koordinatlarını biliyorsanız işiniz yine kolay. Ayrıca önceden işaretlenmiş yerlerin listesini tutan siteler var. Ama kendi sokağınızda kendi evinizi arayacaksanız fareyle biraz araştırmanız gerekecek. Arkadaşlarınızla toplandığınızda birbirinizin evini bulmaya çalışmak ve işaretlemek (işaretlediğiniz yerin üzerine bir raptiye konduruyorsunuz) çok zevkli oluyor. Hele işaretlenmiş bir evden diğerine uçmak, ki bu uçuş hareketinin animasyonu da pek hoş, işin en zevkli kısmı. Eh artık arkadaşlarınıza doğum günü davetiyesi yollarken, yanına evinizi tarif eden bir Google Earth resmi de eklersiniz. Artık kroki çizmek çok demode!

* Otaku, kanepesinin rahatından şaşmayan bilgisayar kuşlarına verilen isim. Bilgisayar karşısında patatesleşmeye başladıysanız siz de bir otakusunuz.

Kaynak:istegenc

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: