Boylu Boyunca Muhallebi Kralı

29 Şub

Geçen hafta cuma akşamları yayınlanan Medya Kralı‘nı izlemeyeceğime konuklar listesi açıklandığında karar vermiştim. Nihat Doğan’a katlanamıyorum, neden ısrarla ve sıklıkla konuk alındığını da anlamıyorum. Anlayan varsa biri çıkıp anlatsın lütfen!

Cumartesi gecesi de her zamanki alışkanlıkla Disko Kralı‘nı izlemeye hazırlandım, konuklardan birinin Haluk Levent olduğunu da öğrenince pek keyiflendim. Program açıldı, hafif ilerlemeye başladı ve ben fark ettim ki Yeliz‘e de katlanamıyorum. Halbuki ben severdim kendisini uzaktan uzağa, sevimli bulurdum. İşin rengi yeni albüm çıkarmış bir hanım ve sesi hakkında konuşmalarını dinleyinceye kadar pembelerdeydi. Ne zaman ki Okan Bayülgen’in de gazlamasıyla Yeliz büyük otorite kesildi -ses, şan konusunda- kanal değiştirdim acilen.

Önceki yazılarımda tıp doktorlarının burnu büyüklüklerinden yakınırken bizim pop şarkıcılarını unutmuşum…Bu ne havalar afra tafralar kardeşim? Kadını ezdi, kırdı geçti…Gerçi tek başına değildi, Okan’ın yüklenmesinden destek alıp kadıncağızı çok sıkıştırdılar. Hiç hoş değildi…Adını hatırlayamadığım hanıma üzüldüm izlerken.

Dün akşamüstü facebook‘ta programın sayfasından gecenin konusu “Boy” olarak açıklanınca dedim ki bu gece eğlenceli bir muhallebi kralı çıkar. Malum Okan ve boy konusu bitmek tükenmek bilmeyen atışmalarla dolu 🙂 (Bu arada Okan program sırasında boyunun 1.69 olduğunu söyledi ben daha kısa olduğunu sanıyodum :/ Kameralar 5 kilo eklerken 5cm de kısa gösteriyor demek…)

Evet dün gecenin konusu “Boy”du ve birçok hap bilgiler edindim ben. Hatta unutmamak için not defterime minik minik yazdım da bazılarını.

*Konuk uzmanlardan Atilla Büyükgediz‘in (Çocuk Endokrin Doktoru) bir kişinin azami ve asgari boy ölçüsü arasında 20cm fark olduğunu açıklamasıyla program kıvamını almaya başladı.

*Annenin hamilelik süresince az yada çok sigara içmesi çocuğun boyunu kısa bırakabilirmiş. Sigara her şekilde zararlılar listesinde karşımıza çıkıyor işte…

*Ergenlik döneminde havadan sudan her durumdan etkilenildiği dün gece de kanıtlandı. Ergenlik dönemi bir şekilde kısa süreye sıkışan kişilerin boyu kısa kalırmış. Bunda hormonal dengesizlikler, yanlış uyaranlar etkiliymiş. Özellikle televizyon ve internetin sınırsızlığı konuşulurken Okan Bayülgen dizilerin büyük etkisi olduğunu söyledi. Ama sadece dizileri sebep göstermemek lazım, müzik kanallarını açın, yabancıları saymıyorum bile,  Türk müzik kanallarında 5 klip izleyin, 3ünde öpüşmeli, sevişmeli, yarı çıplak kadınlar erkekler var mutlaka…

Şarkı sözleri de şehvetle yazılmış aşk mektupları gibi…

*Bu uyaranların fazlalılığı erken ergen diye bir kavramı çıkarmış.Konuk Psikolog Zeynep Pınar bahsetti bu konudan. Ergenlik döneminde uyaranlara maruz kalan kişilerin büyümesi ve gelişmesi yavaşlıyormuş.

Çocuklar için yapıldığı iddia edilen, benim en tehlikeli bulduğum sihirli perili dizilerde flört yaşı 5lere düşmüş. Liseyi bitiren çocuklar sevgilileriyle ev tutup beraber yaşıyorlar falan…Bunları izleyen çocukların normal bir ergenlik süreci geçirmesi beklenmemeli zaten.

*21 yaşına kadar boy uzamaya devam eder efsanesi doğru değilmiş. Boy 18 yaşına kadar uzarmış.

Siyah ırkın 30 yaşına kadar boyu uzarmış. Gülüşerek “Bu siyahlar ne kadar şanslı” tepkileri geldi 🙂

*Boy uzaması 18 yaşında tamamlanırken kemik kitle gelişimi 30 yaşına kadar devam edermiş.

Prof.Dr. Metin Küçükkaya bunu açıklarken 30 yaşından sonra kemik kitlesinin yavaşça azaldığını söyledi.

*Memlekette çocukların 10 yaşlarından sonra doktora götürülmediğini söyledi uzmanlar…Olması gerekense 18 yaşına kadar herkesin çocuk doktorunun kontrolünde tutulmasıymış. 

*Telefon bağlantısı yapılan genç “Gece 23:00-03:00 arası uyumak gerekli mi? Büyüme hormonu sadece bu saatlerde mi çalışıyor?” diye sorunca aslında birçok araştırmanın kanıtlanmadığını, kesinleşmeyen bilgilerin hızla yayıldığını anlamış oldum. Karanlıkta daha etkin olduğunu ancak bunun perdeyi kapatmakla olmayacağını söyledi Çocuk Endokrin Uzmanı Atilla Büyükgediz.

*Fitness ve ağırlık çalışmanın boyu kısalttığı üzerine uzunca konuşuldu. Bununla beraber bir efsane klasiği “Basketbol boy uzatır mı?” da masaya yatırıldı. Uzun boylu kişiler basketbola daha uygundur, bu basketbol oynayan herkesin boyunun uzayacağı anlamına gelmez dediler…

Daha sonra ergenlikte hangi sporların yapılmasını tavsiye edersiniz sorusuna atlamalı, zıplamalı her sporun boy ve eklemler için olumlu etkisi olur dediklerinde onların da kararsız kaldığı kanısına vardım.

*Konuklardan Spor Eğitmeni Serhat Sıdal ailelerin çocuklarını spora karşı teşvik ederken duruş bozukluklarıyla ilgilenmediklerini söyledi. O kadar çok takip edilmesi gereken konu var ki çocuklarla ilgili..

*Astronotların her uzaya çıkışlarında 5-6 cm kadar boylarının uzadığını, yolculukları bitip Dünya’ya döndüklerinde ilerleyen 10 gün  içinde eski boylarına geri döndüklerini biliyor muydunuz? Ben de dün geceki programda duydum bunu…Yer çekiminin boyla ilişkisinden bahsedildi bir parça…

*Bir diğer telefon bağlantısında boyu standartların çok üzerinde bir baba konuşmak istedi. Oğlunun da hızlı ve normalin üzerinde uzadığını, bunu durdurmak ve standart düzeyi yakalamak istediğini, ne yapması gerektiğini doktorlara sorarken Okan dalga geçip telefonu kapattı.

Sadece kısa boyluların sorunu yok ki, uzun boylu insanların da eklem problemleri var, vücut dengeyi sağlamakta zorlanıyor, organların vücut içindeki konumları bile değişebiliyormuş. Ama Okan bunu küçümsedi ve yaptığına sinirlendim. Onların da ciddi sağlık problemleri, psikolojik sıkıntıları olabilir, nasıl ki kısalar için cüce diyen insafsızlar varsa onlara da deve,zürafa diyolardır…

*Kişinin duruşu ve psikolojisi hakkında görüşler bildirdiler. Aslında bu 2 yönlü bir denklik olmalı. Psikoloji insanın hareketlerini, bakışlarını, duruşunu hatta sesini bile etkilerken duruşun da psikolojiyi etkilediğini unutmamak lazım.

*İnsan doğasında 1 saaten fazla, hareketsiz oturmak yokmuş. Bunu da dün gece duydum, Spor Eğitmeni Serhat Bey söyledi, enteresan geldi…

*Güneş ışınlarının etkin olduğu bölgelerde insan psikolojisinin daha olumlu olduğunu söyledi Prof.Dr. Hayati Durmaz. 

Ehh yağmurlu havalarda hepimiz sıkıntılı ve bıkkın bir ruh haline bürünmüyor muyuz?

*Kapalı hanımlarda D vitamini eksikliğinin çok yaygın olduğu konuşuldu.

Çok normal değil mi? Güneş görmüyorlar, saçları da zayıf, cansız oluyor hava almadığı için…

*Japon okullarında ders aralarında çocuklara ip atlattıklarını söyledi Atilla Büyükgediz…

*Canlı telefon bağlantılarından birinde sinir katsayım zıplaya zıplaya coştu. Hanımefendi Yaşam ve Eğitim Koçuymuş, kızı Hollandalarda doktora yapıyormuş. Onu ziyarete gittiğinde Hollanda’da herkesin bolca süt içtiğini görmüş ve bu yüzden boylarının uzun olduğunu düşünüyormuş. Düşünse iyi, bir de inatla ısrar ediyor hanımefendi, sütün önemini azımsamayın vs diye…5. tekrardan sonra kala değiştirdim…Asap bozucu konuşmasının bittiğini görünce kaldığım yerden devam ettim izlemeye…

*Amerika Birleşik Devletlerinde her sene 11 milyon plastik cerrahi ameliyatı yapıldığını ve bu ameliyatların çoğunda amacın boy uzatmak olduğunu biliyor muydunuz? Profesör Metin Küçükkaya bu bilgiyi verdikten sonra boy uzatma operasyonlarıyla ilgili birkaç bilgi verdi. Kendisi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı..

*Boy uzatma ameliyatı 10-15 cm arasında uzama sağlıyor.

Dizi rehber bölge kabul edersek, diz altı ve üstü her insan için belli oranlara sahipmiş, boy uzatma ameliyatında diz alt ve/veya üst bölgelerinde kemikler kesiliyor, bünye bu aralıkları kendisi dolduruyormuş zamanla.

*Ergenlik çağındaki çocuklar ve gençler için hangi sporları önerdiler?

Atletizm ; hız kazandırdığı için,

Jimnastik ; denge ve koordinasyon becerisini geliştirdiği için,

Yüzme ; akciğerleri geliştirdiği için tavsiye edildi.

Yürüyüş ve cross da tavsiye edilen sporlar arasında. Önemli olan nokta vücudun kendi ağırlığıyla spor yapılmasıymış…

Böylece konu yürüyüş bantlarına geldi. Bantların faydalı ama gereğinden fazla güvenli olduğunu söyledi spor eğitmenleri.

Açıkhavada yürüyüş yapmak daha etkili demek…

*Her yaşta her yerde ip atlayın önerisi de geldi…Kemik yoğunluğu ve postür için ip atlamak faydalıymış.

*İkizlerin doğuş sırasının boylarına herhangi bir etkisi olmazmış.

*Doğum kilosu 2,5kg nun altındaki bebekler 4 yaşına kadar standart ortalama kiloyu ve boyu yakalayamazlarsa tedaviye başlanması gerekirmiş.

*2 saatten uzun süre televizyon/bilgisayar karşısında masabaşında oturmamak gerekliymiş. Kalkın hareket edin, hiç olmazsa 2 kat merdiven inip çıkın dediler. Asansör neden yapıldı o zaman 😛

*Hemen hemen hepimizin bildiği bir efsane kanıtlandı 🙂 Kısa boylu ve çelimsiz tipler daha hırslı ve inatçı olurlarmış.

*Telefon bağlantılarından birinde “Boy ortalaması nasıl ölçülüyor” diye sordu bir bey, ancak bunu cevaplamadı doktorlar. Normal boy ölçme tekniğini anlattı Atilla Bey, sanırım anlamadı soruyu…

*Binbir pazarlama taktiğiyle insanlara boy uzatma vaadinde bulunan ilaçlar, ayakkabılar, akupunktur atışları, balıklı karışımlar vs gibi reklamların tamamen aldatmaca olduğu söylendi.

*Çocuk gelişimi ve boy uzaması için sürekli reklamı yapılan büyümeye yardımcı çocuk yoğurtlarının herhangi bir etkisi olmayacağını, çocukları doğal ve doğru beslemenin yeterli olacağını söyledi uzmanlar.

Gelelim editörlere 🙂 Bu gece hanımlar masabaşındaydı…Merve, Gizem ve Ezgi…

Ezgi anket sonuçlarını iletirken yanlış okuyup “Sorry! Ah pardon! ” dediğinde aklıma Ajda Pekkan’ın her yurtdışına gidiş dönüşte Türkçe’yi unutması geldi :)) Gerçi Ezgi’nin durumu refleksti ve sevimliydi 🙂

Anket sonuçlarında “boyum 5 cm daha uzun olsun isterdim” diyenlerden biri de benim :/ Fena olmazdı yani 1.75’e ne kadar yaklaşsam o kadar iyi 🙂

Benim için dolu dolu, yeni şeyler duyduğum öğrendiğim eğlenceli bir program oldu…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: