Arşiv | Mart, 2012

Korkutucu Deha ‘Da Vinci ‘

28 Mar

04.10.2011 tarihli yazımdan…

 


Tüm insanlığın tanıdığı, en azından bir kez Mona Lisa’sını gördüğü, adını duyduğu büyük deha Leonardo Da Vinci’nin icatları sergisini ziyaret ettim. Geçen yazımın baş kahramanı Cuma günü yine…

Sergi İstanbul’a ayak basmadan uzun zaman önce -benim canım torunum- haberini almış, ajandana yaz mutlaka gidelim açıldığında diye tembihlemişti. Meraklı heyecan halim, mevzuyu ajandaya not ettikten birkaç gün sonra uçup gitmişti. Ta ki serginin açılacağı hafta torunum özenle hatırlatana kadar… Kurstan çıkıp eve geldiğim karanlık Cuma (hava durumundan ötürü) öğleden sonrası, ben nefeslenirken ve günü özet geçerken torun hazırlandı,  “Gitsek mi gitmesek mi.. Hava da pek kötü” diye mızmızlanırken biz çıktık 😉

Merter’de Efes Fabrikasının arkasında birkaç yıl önce Meydan adında bir AVM kurulmuş ancak sakinliği ve mağaza düzenleri alışık olduğum curcuna içinde değil. “Yeme İçme Meydanı” yetersiz çeşit barındırsa da iş görüyor. En büyük problem bu merkezde de taksi… Açılış zamanı taksi durağı da vardı AVM bünyesinde ancak yeterli talep olmayınca taksi durağı kaldırılmış, o zamandan beri güvenlik görevlilerinin yoldan geçen taksileri çevirerek eli kolu poşet dolu müşterilere yönlendirmesi çabasıyla kotarılmaya çalışılıyor. [AraNot: Bu “Güvenlik Görevlisi” mantıksızlıklarına önümüzdeki zamanda dokunmak niyetindeyim, takipte kalın…]

 

Okumaya devam et

Reklamlar

Maskelerin Sırrı’nı Gördünüz mü?

23 Mar

Birkaç gündür eve kapatmıştım kendimi…Mevsim dönüşleri sancılı oluyor bende, bir ruh dengesizliği çörekleniyor ki düşman başına! Bozuk plaklara dönen uyku düzensizliğimle beraber sabaha kadar oturup, imamı duyduktan sonra uykuya teslim olurken günün de ne bereketi kalıyor ne de kullanılacak saatleri…İşler, yapılacaklar biriktikçe daha da tembellik çöküyor, yemek düzeni de yerle yeksan, öğünler birbirinin içine geçmiş, mide isyanda; evlere şenlik yani durum 🙂

Bu gidişe bir “dur!” demek ve biraz sosyalleşmek amacıyla çıktık Marmara Forum‘a gittik. Hem ticaret hem ziyaret modeli…Alışveriş, yeni sezon için önçalışmalar, vitrinlerle yeni yeni hazırlanan reyonlarla bakışmalar, birkaç insan telaşesi ve ufak bir “sufle” molası vermekti niyetimiz…Sufle torunum için son haftaların tutkuyla beklenen ama bir türlü ulaşılamayan tadı olageldi…

Girişte gördük ki Orçun İlter_Maskeler sergisi ilanı var, asansörün önündeki tanıtım panosuyla fotoğraf çektiren turistler de mevzuyu şenlendirince sergi alanını ziyaret etmek şart oldu! Benim torun pek meraklıdır sanatsal organizasyonlara, yeni şeyler görelim öğrenelim hallerimiz pek uyumlu maşallah :))

Tüm ziyaret noktaları bitip ufak ufak eve yollandığımızda 1.katta (Carrefour’un olduğu kat) sergi alanına yöneldik, alışveriş arabamız torunumun idaresinde…Keşke fotoğraf makinemi alsaydım hayıflanmaları…Hep de böyle olur; ne zaman makinemle gözgöze gelip “lazım olmaz” dediğimde güzel ve bir daha bulamayacağım bi’şey kaçırırım..Sonradan pişman olsam da iş işten geçer gider… Yine böyle oldu 🙂

Genç kuşak seramik sanatçılarından Orçun İlter’in ‘Venedik’ten İstanbul’a Maskelerin Sırrı’ isimli maske sergisinin açılışı 7 Mart akşamı yapılmış.

Okumaya devam et

Pasaport Almak Çok Kolay(mış)

13 Mar

Son eğitimin bitişi ve iş arama sürecindeki mecburi tatil günlerimi (umarım kabak tadı vermeden tamamlanır bu süreç) bi’ parça faydaya çevirmek istedim. Yalan değil, genelde isteme kısmında gayet başarılıyımdır ancak iş icraata gelince içimdeki Garfield tüm benliğimin kontrolünü alır!

Biraz ite ite de olsa pasaport işlemlerimi başlatmaya niyetlenmiş bulundum. İlk iş tabi ki pek sevdiğim google amcama danışmaktı. ‘pasaport’ yazarak ilk ve kocaman adımı attım. Karşıma ilk çıkan site, epasaport.gov.tr oldu…İyi de oldu, zira ben bu işin uzun uzadıya süreceğini ve biraz da süründüreceğini düşünüyordum. Boşuna gözümü korkutup tembelliğimi körüklemişim, öyle ulaşılması zor şeyler istenmiyormuş çünkü.(Ben Umuma Mahsus dedikleri Bordo takımdan aldım, yanlış yönlendirme olmasın diğer takımlar için.)

Okumaya devam et

Orkestrada Kadın Eli (Feministanbul)

10 Mar

Merakla beklediğim(Bakınız..) Feminİstanbul konseri oldu, bitti. Gün içindeki telaşların yanıbaşında minik heyecan kıpırtıları olur bende, eğer o akşam bir organizasyon planım varsa…Yine böyle geçti gün, salona girene kadar 🙂

Nedendir bilinmez, bilet satılan organizasyonlarda insanlar istedikleri yere rahatça oturabiliyorlar. Yeni yetme çocuklar/gençler de değil bunu yapan, dedeler ve nineler…Onların adap kurallarına uymasını bekliyorum doğal olarak…Ama yok, bu kaçıncı sefer, koltuğumda başkaları oturup bir de iddia ediyor burası bizim diye…İlk kim gördüyse onundur  kafası her yerde :/ En güzeli ve doğrusu yer gösteren görevlilere sakince durumu anlatmak. İşin komiği görevliyle de iddialaştılar 🙂 “Bizim biletimiz yok, oturduk” dediler, güzelce de yerleşmişler rahat rahat…Sonunda bizim koltuklardan kalkıp ön sıramıza geçtiler! Tripodlu bir taze ergen konser boyunca kamerasını çalıştırdı, boyundan uzun makineyi ayarladı durdu…İçimden kırmak geldi o minik zımbırtıyı…

Seyircilerin, dinleyicilerin saygısızlıkları sinirime dokunuyor. Tıkırdatılan pet şişeler, patlayan flaşlar, sesli çekimler, müzikle aşka gelip dedikodu fırtınası koparanlar…

Okumaya devam et

Pazar Postası

4 Mar

Mart ayına girdik, ilk günleri bitirdik bile..Atalarımız yine haklı çıkıyorlar, güneşe aldanıp burnunu dışarı uzatanlar kombileri ateşliyor koşa koşa…Kışın aydınlık günleri havanın da ısındığı yanılgısına itiyor bizleri nedense…Kazaklardan vazgeçmek için yanlış bir zaman, sıkı sıkı giyinin siz yine 😉

Dün internete öğle saatlerinde girebildim. Neden sonra aklıma twitter‘a bakmak geldi, anasayfama onlarca RTÜK ve Okan Bayülgen temalı tweetler düşmüş. Anlamadım ne olduğunu, online gazeteleri karıştırdım, gördüğüm haber şaşkına çevirdi beni.

Haber şöyle ;

RTÜK, Muhabbet Kralı programında ‘go and f..k’ sözleri nedeniyle hem Okan Bayülgen’e hem de programa iki hafta yayın yasağı geldi.

‘Kişisel rahatlama’ konusunun ele alındığı bölümde Bayülgen, konuğuna, ‘Şey programı yapmıştık. Bir Rus Türk hanım gelmişti. Rahatlamalar konuşuluyordu. Çakralar falan konuşuluyordu. Asya’da bir adamcağız ondan sonra, o da demiş ki ‘ya bütün bunları bırakın, tek bir çare var; go and f.ck’. Bütün rahatlamalarda filan soruluyor. Sonuç; yine her programın sonunda olduğu gibi go and f.ck! Yarın görüşmek üzere.’ dedi. RTÜK, bu sözler nedeniyle ‘Muhabbet Kralı’ programına iki hafta yayın yasağı getirdi.

RTÜK bu ceza ile yetinmedi. Ünlü sunucunun başka programlarda da olsa bu süre içinde sunuculuk ve yayıncılık yapmasını iki hafta süreyle yasakladı. TV 8’de ‘Muhabbet Kralı’nın yanı sıra, ‘Muhallebi Kralı’, ‘Kral Çıplak’, ‘Medya Kralı’ ve ‘Disco Kralı’ adıyla haftada 4 ayrı program daha yapan Bayülgen, iki haftalık yasak bitene kadar bu programları da yapamayacak.

Şimdi…

Gelelim asıl haber konumuza….

Bu yayın yasağı akla şunları da getirmedi değil…

Bildiğiniz gibi son dönemde işinden atılan, medyada adeta kendilerine gizli bir sansür uygulanan gazetecileri, yazarları Okan Bayülgen programlarında konuk etmişti.Son olarak ise tutuklu gazetecilerle ilgili olarak “Bu adamları ne için doğru dürüst yargılamadan içerde tutuyorsun be kardeşim?” şeklinde açıklamada bulunmuştu. Okumaya devam et