Pazar Postası

4 Mar

Mart ayına girdik, ilk günleri bitirdik bile..Atalarımız yine haklı çıkıyorlar, güneşe aldanıp burnunu dışarı uzatanlar kombileri ateşliyor koşa koşa…Kışın aydınlık günleri havanın da ısındığı yanılgısına itiyor bizleri nedense…Kazaklardan vazgeçmek için yanlış bir zaman, sıkı sıkı giyinin siz yine 😉

Dün internete öğle saatlerinde girebildim. Neden sonra aklıma twitter‘a bakmak geldi, anasayfama onlarca RTÜK ve Okan Bayülgen temalı tweetler düşmüş. Anlamadım ne olduğunu, online gazeteleri karıştırdım, gördüğüm haber şaşkına çevirdi beni.

Haber şöyle ;

RTÜK, Muhabbet Kralı programında ‘go and f..k’ sözleri nedeniyle hem Okan Bayülgen’e hem de programa iki hafta yayın yasağı geldi.

‘Kişisel rahatlama’ konusunun ele alındığı bölümde Bayülgen, konuğuna, ‘Şey programı yapmıştık. Bir Rus Türk hanım gelmişti. Rahatlamalar konuşuluyordu. Çakralar falan konuşuluyordu. Asya’da bir adamcağız ondan sonra, o da demiş ki ‘ya bütün bunları bırakın, tek bir çare var; go and f.ck’. Bütün rahatlamalarda filan soruluyor. Sonuç; yine her programın sonunda olduğu gibi go and f.ck! Yarın görüşmek üzere.’ dedi. RTÜK, bu sözler nedeniyle ‘Muhabbet Kralı’ programına iki hafta yayın yasağı getirdi.

RTÜK bu ceza ile yetinmedi. Ünlü sunucunun başka programlarda da olsa bu süre içinde sunuculuk ve yayıncılık yapmasını iki hafta süreyle yasakladı. TV 8’de ‘Muhabbet Kralı’nın yanı sıra, ‘Muhallebi Kralı’, ‘Kral Çıplak’, ‘Medya Kralı’ ve ‘Disco Kralı’ adıyla haftada 4 ayrı program daha yapan Bayülgen, iki haftalık yasak bitene kadar bu programları da yapamayacak.

Şimdi…

Gelelim asıl haber konumuza….

Bu yayın yasağı akla şunları da getirmedi değil…

Bildiğiniz gibi son dönemde işinden atılan, medyada adeta kendilerine gizli bir sansür uygulanan gazetecileri, yazarları Okan Bayülgen programlarında konuk etmişti.Son olarak ise tutuklu gazetecilerle ilgili olarak “Bu adamları ne için doğru dürüst yargılamadan içerde tutuyorsun be kardeşim?” şeklinde açıklamada bulunmuştu.

Tüm bunların üzerine programa ve doğrudan Okan Bayülgen’e getirilen yasak soru işaretlerini de beraberinde getirdi…

Programa getirilen yasağı anladık da, doğrudan Okan Bayülgen’e getirilen yasak ne anlama geliyor. Bu bir ‘bedelini ödetiriz’ anlayışı mıdır?

Yorum sizin…

Odatv.com

~~~~

Hal böyle olunca twitter dan tepki msjları, protesto sloganları, hepimiz Okan’ız geyikleriyle beraber “Madem Okan yasaklandı, programları başkası sunucular yürütsün 2 hafta…” önerileri geldi. Geçici sunucu olarak da Beyazıt Öztürk‘ü tavsiye eden tweetler çığ gibi büyüdü.Ne kadar saçma bir öneri bu. Beyaz’ın haftada 1 gece yaptığı sohbet programıyla ciddi temalar işleyen, hem konukların hem program ekibinin çalışarak hazırladığı programlarla bir tutulması ne kadar manasız. Yapılan işe saygısızlık…

Beyaz’ın yaptığı programı küçümsediğim için söylemiyorum bunu. Yaptıkları o kadar farklı ki birbirinden insanlar nasıl aynı kefeye koyabiliyor anlamıyorum. Hani Cem Özer‘i teklif etseler anlarım da..Cem Özer’in “Laf Lafı Açıyor” una yaşım yetmediği halde kendisini, sohbetlerini, yapabileceklerini az çok biliyorum. Titizlikle çalışarak elinden gelenin en iyisini yapıp daha sonra adamın başına bela olmayacak cinsten bir sanatçı kendisi…Zaten Okan da kaç kez dile getirmişti Cem Özer hepimizin ustasıdır diye..

Her neyse ben bu olaya da tepkilere de sinirlenirken Okan Bayülgen’in sağ kolu Reyhan(Tüysüz) akşamki programla ilgili bir tweet attı, “Disko Kralı 23:00 da canlı yayınla TV8′ de..” gibi bir şeydi…Haliyle merak edildi ve “Nasıl yani? Hani ceza almıştı?Kim sunacak?” soruları da peşinden geldi.. Program saati geldiğinde hepimiz gördük ki Okan Bayülgen yine masanın başında…Programı açarken kararın içeriğini pazartesi günü öğreneceklerini söyleyerek, bu karar ve haber karşısında tepkisini dile getiren, kanalın kapısına dayanan, ekibin telefonlarını susturmayan herkese teşekkür etti. Belki de “Şaka yaptık!” der RTÜK belli mi olur?

Geceye dönelim; Atilla Taş‘a çok güldüm 🙂 Tatlı tatlı atıştılar program boyunca. Hale Caneroğlu‘nun şarkısına bayılırdım, ama aynı şarkıyı 2 kez söyleyince kabak tadı verdi…

 

Bedük en sevdiğim adamlardan birisi…Her klibi şahane, şarkıları çok hoş, dansı pek sevimli 🙂 Dün geceki programda Explorer ve HTML 5 teknolojisiyle hazırlanan klibini de yayınladılar.(DiscoBreaker) Orjinal halini verebilselerdi keşke, çok daha eğlenceli çünkü HTML5 teknolojisi… Yeni albümü için The Subways’in Rock&Roll Queen şarkısını yeniden düzenlemiş ve canlı yayında, canlı canlı söyledi…

Evet videoyu upload eden şarkının adını yanlış yazmış :/

 

Vatan Şaşmaz‘ı hiç sevmem, pek kasıntı gelir bana…Fulden Akyürek ile başrollerini paylaştıkları “Seninki Kaç Para?” filmi tanıtımı için konuk olmuşlardı.Fulden Akyürek programa ilk kez katıldığı halde gayet rahattı. Onu gördükçe de estetik faciası kızkardeşi Umut Akyürek geliyor aklıma…Evlerden ırak…

Bedük’ün Atilla Taş “Stand by Me” yi söylerken bas gitara geçmesi gecenin en şeker sahnesiydi 🙂

Beklediğimden iyi söyledi Atilla Taş, bravo 🙂 Serdar Ortaç İngilizcesinden kat kat iyi değil mi sizce de 😛

~~~~~~~~~~~~~~

~Tarihin Arka Odası

~Disko Kralı geceyi dans ederek kapattı, ben de Tarihin Arka Odası kaçamaklarıma devam ettim. Murat Bardakçı‘nın komplekslerinden bıktıkça da kanal değiştirdim. Pelin Batu‘ya yaptığı hadsizlikleri, kabalıkları unutmak mümkün değil ama bu sezon Selin Barlas güzel çekişiyor bu ukala ihtiyarla. Selin Barlas ile ilgili google‘ı çok didikledim ama detaylı bilgi bulmak pek mümkün değil. Boğaziçili olduğu ve Mehmet Barlas’ın yeğeni olduğu dışında henüz pek bilgi yok. Ancak ilerleyen günlerde eminim ki kendisiyle ilgili bizi şaşırtacak donanım haberleri alacağız. Pelin Batu’dan daha katkılı olduğunu düşünüyorum ben. Pelin Hanım da iyiydi güzeldi ama program esnasında beylere karşı koymakta zorlanıyordu. Selin Barlas narinlikle hak savunma arasında şahane bir denge tutturmuş ve üzerlerine gitmekte hiç çekinmiyor 🙂

Geçen hafta Fetih filmiyle ilgili konuşurlarken elinde bir tahta cetvelle Murat Bardakçı’ya sallaya sallaya “Sözümü kesmeyin lütfen” deyişleri gözümün önünde hala 🙂

 

Dün gece son Osmanlı Hanedanı konusunda yakaladım ben programı…Sürgün edilen hanedan üyelerinin minik ve özel röportajları, ses kayıtları paylaşıldı. Hanedan ailesine verilen ilk diplomatik pasaportu gördük. Bu kıymeti ölçülemez belgeleri Murat Bardakçı’ya emanet edebilen aile bireyleri aslında hayat hikayeleriyle beraber bir devrin anılarını da emanet etmişler…

Son hanedan mensuplarının sürgün hayatlarını okuyup, detaylı öğrenmeye de karar verdim dün gece…

 

Mutlu Haftalar 😉

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: