Arşiv | Nisan, 2018

Frezya

10 Nis

Bahar havaları gelmişken, sıkıcı ve boğuk ofislere hapsolmak haksızlık değil mi?

Çayırlara çimlere yayılmak, denizi hayaller deryasına döndürmek, hamak bulamayız da en azından bir salıncakta efil efil sallanmak ister canım! Taze çay da olsun önümde, çok efor harcamaya gerek yok; acıkırsak simit kıralım, peyniri, zeytini, domatesi katalım, hadi canı çok çeken için reçel, bal da koyalım sofraya… Körpecik semizotu olsun mesela, baharatlı kokusuyla roka… Çok değil, bir öğleden sonra, olmazsa öğlene kadar kalalım bu cennet parçasında.

Önümde deniz, sırtımda ağaçlar, yanımda hoş sohbetli, hafif insanlar…

Yıldım çünkü büyük konuşmalardan, egosantrik savaşlardan, stratejik ortaklıklardan, angaryalardan, idare etmeye çalışmaktan, ‘mış gibi’ yapmak ne yorucu Ya Rab!

İnsan durduk yere şair olmazmış, beni de bu havalar mahvedecek diye korkuyorum. Bahara kapılmamak da yok saymak da elde değil. O kadar da naif ki; insan bile isteye kapılmaya meylediyor.

Halbuki odaklanmalı, enerjimi toplamalı, yapılacaklar listeleri oluşturmalıyım. Bahar hasadı gibi özel hayatımı da iş hayatımı da düzene sokmalı, fazlalıklardan ve gereksizlerden kurtulmalıyım. Mesela 2 senedir yüzüne bakmadığım hırkadan da, kapısını çalmadığım dostumsudan da hızla uzaklaşmalıyım. Bekleme sırasına aldığım kitaplarımı -ki çok özledim sivil okumaları- eritmeliyim. Planlama yaparken bile rahatladığım, huzur dolduğum hobilerimle kucaklaşmalı, biraz kendimle kalmalı ve nasıl mutlu olduğumu hatırlamalıyım. Tam zamanı işte bu mevsim, bunları gerçekleştirebilmek için… Doğa uykusundan uyanırken ruhları hapsetmek niye?!

Eski günlerdeki gibi, nefes almak için Yeşilköy’e gidelim, Ataköy’de dur durak bilmeden  her gün aynı saatte yürüyen düzenli sportif komşularımıza karışalım, Beşiktaş’ın keşmekeşinden kaçıp Dolmabahçe’de kahve içelim, saatin altında bakınalım sağa sola, biraz daha menzil alıp Kadıköy’e Balon’a geçelim. (Yalnız Kadıköy’e gidip Beyaz Fırın’a uğramadan eve dönmek çok ayıplı bir harekettir nezdimde 🙂 )

Biraz özgürce nefes alsak ya?

Cıvıldayan kuşları dinlesek gözlerimizi kapatıp?

Yeniden ve coşkuyla canlanan çiçeklerin kokularını çeksek. Nergisler, sümbüller, frezyalar, papatyalar sarmış olsa etrafımızı…

Belki ufacık bir süre de olsa derin derin uyuruz bunca huzurla?

Reklamlar

Kıvırcık

9 Nis

Hayata ne için geldiğini düşündün mü?

Peki kendince prensipler, misyonlar, kurallar, sınırlar, öncelikler belirledin mi? Belirledin diyelim; bunlara sadık kalıp, takip edebildin mi?

Ne zor aslında insanın kendisi olarak kalabilmesi, devam edebilmesi. Mutlaka uyaranlar, caydırıcılar, bezdiricilere karşı durabilmek. Sürekli ve sonu görülemeyen bir maçtaymışsın gibi…

 

Takım arkadaşlarını seçmek lüks müdür? Ayrıcalık olabilir mi? Ya da sadece seçici sosyalleşme diyebilir miyiz? Kendi seçtiğimiz minik evrenimizin içine her müdahaleyi göğüsleyebiliyor muyuz? Takımımızdaki tüm oyuncuları tümüyle tanıyor muyuz? Çoğu zaman kendi fikirlerime ya da tepkilerime hükmedemezken, benden bağımsız neyi idare edebilirim veya emin olabilirim ki? Bu zamanla yorumlamaya, kişilerle olayları, tepkilerle sonuçları bağlayıp değerlendirmeye varmayi getirdi bana. Ne kadar sağlıklı olduğu tartışmaya açık elbette; çünkü biliyorum ki zamanla tutum ve davranışlarımda değişiklikler oluşuyor. Dönemsel de olsa, kendimi frenlemeyi denemekteyim. Pek eğlenceli bulduğumu söyleyemem; ancak denemeye değer 😆

 

Aşağıda, 09.04.2018 de instagram hesabımda paylaştığım sorucuklar var. Ne dersin, düşünsek mi? 😉

“Boşvermişim pazartesileri!

Sen hayatın kaosundan kaç gün çalabildin kendine?
Kaç saatini dinginlikle geçirebilirsin mesela 1 haftada?
Uykunda bile yorulmuyor musun? Rüyaların aksiyon filmlerinden kesitlerle bezeli değil mi?
Sahi en son ne zaman huzurla uyuyabildin ki?

Başın yastığı bulana kadar uykuya teslim oluşunun sebebi en son ne zaman sürükleyici bir roman oldu?

Avaz avaz, sevdiğin şarkılara eşlik ederken kim vardı yanında? Dostun? Sevgilin? İş arkadaşın? Kardeşin?

Düşünelim hadi biraz. Maziye de dalalım kısa süreliğine, zira derine dalmak için lisan, lisans ve ekipman gerekebilir 😉 “