Arşiv | Aralık, 2019

LİDER YERİNE ÖZ LİDER

22 Ara

Geçtiğimiz yüzyılda, bilgi toplumuna geçişle beraber işveren için, çalışanın önemi boyut değiştirmiştir. Çalışanlardan, verimliliği arttıracak hamleler yapabilmeleri, organizasyona adapte olmaları, kurum kültürü ve bağlılık duygusu geliştirmeleri beklenmektedir. Bunları sağlayabilmek amacıyla çalışılan bir liderlik türevi olarak öz liderlik kavramı ortaya çıkmıştır. Kendi kendine liderlik olarak da ifade edilen bu kavram, her çalışanın bireysel liderlik davranışlarını benimsemesi ve bu yönde çeşitli stratejiler geliştirmesini ifade etmektedir. Böylelikle bir lidere bağımlı kalmadan kendini motive eden, hedeflere ulaşabilmek için kendi ödül-ceza mekanizmasını kuran, motivasyonunu bireysel olarak sağlayan öz liderlik davranışı geliştiren çalışan profili ortaya çıkmaktadır.

Lider ve Liderlik

Lider, hedef belirleyen, hedefleri somut ölçütlere dayandıran ve ekibini doğru motivasyon kanallarıyla sonuca ulaştıran kişidir. Yani, organizasyon içindeki iletişimi ve bu süreçte sorumluluğu taşıyan kişi liderdir. Liderlik ise, ortak bir amaç doğrultusunda ilerleyen lider ve astları arasındaki etkileşim sürecidir. Liderler, koçluk veya mentörlük desteği verdiklerinde, ekip üyeleri tarafından güçlendirici olarak nitelenmektedir. Liderlik süreci, ekip üyeleriyle lider arasındaki iletişimden doğrudan etkilenip, interaktif olarak yaşayan bir kavramdır.

Liderlik ve Öz Liderlik Kavramı

Çağdaş yönetim yaklaşımlarıyla birlikte yeniden yapılanmaya giden organizasyonlarda, liderlik kavramı da farklılaşmaktadır. Farklı disiplinler ve yaklaşımlar tarafından çalışılan bir kavram olan liderlik, sadece bir unvan olarak kullanılmamaktadır. Organizasyon yapısı ve iş yapma şekillerinde yaşanan değişimler, liderlik rollerinin birçoğunun ekip üyeleri tarafından paylaşıldığı ya da ortak kullanıldığı organizasyon yapılarının oluşumuna sebep olmaktadır.

1900 lerin başında lider, gücün merkezinde dururken kontrol ve direkt etkilemeden söz edilmiştir. 1930 lu yıllarda, lider ve takipçiler kavramının ortaya çıktığı görülmüştür. Liderin takipçilerini etkilemesi, kişilik özellikleriyle ilişkilendirilmiştir. 1940 lı yıllarda grubu yönlendiren lider yapısı ele alınırken, grup yaklaşımı üzerinde durulmuştur.

1950 lerde ile liderlik kavramı üç temele dayandırılmıştır. Bunlar; grubun varlığı, ortak amaçlar oluşturma ve grubu doğru şekilde etkilemedir. 1960 lı yıllarda araştırmacılar, ortak amaçlara sahip bir grubu etkileme tanımında ortak karar almıştır. 1970 li yıllarda liderlik, örgütsel bakış açısıyla ele alınmıştır. Bu dönemde liderlik kavramının içine motivasyon ve ahlaki değer kazanma da dahil olmuştur.

1980 lerde liderin etkisi üzerinde durulmuştur. Araştırmacılar, liderin etkisinin, yönetimin etkisinden farklı ve zorlayıcı olmayan bir etki olduğu üzerinde durmuşlardır.

21.yüzyılda ise beklenti, tek bir liderin varlığından, tüm çalışanların birer lider gibi sorumluluk almaları, kendilerini motive etmeleri ve bireysel başarıları için stratejiler geliştirmesine dönüşmektedir. Böylelikle öz liderlik kavramı ortaya çıkmakta ve kişinin çalışma standartlarını kendi koyması anlayışına dayanmaktadır. Geleneksel liderlik modelinin bir unsuru olarak görülen öz liderlik, kurum kültürü, iş verimi ve yönetim yapısıyla doğrudan ilişkilendirilmektedir.

Öz Liderlik Stratejileri

Öz liderlik, performansı arttırmaya yardımcı olacak stratejiler ve normatif eylemler içermektedir. Bu stratejileri üç temel başlıkta incelemek mümkündür. Bunlar, davranış odaklı stratejiler, yapıcı düşünce stratejileri ve doğal ödül stratejileridir.

Davranış odaklı stratejiler, benlik tespiti olarak da ifade edilen kendini gözlemleme, benlik ödülü de denilen doğal ödüllendirme, kendini cezalandırma ve ipuçlarını kapsamaktadır. Kişinin kendini değerlendirmesi, ödüllendirmesi ve disipline etmesine odaklanan davranışları ifade etmektedir.

Yapıcı düşünce modeli, başarılı performansı görselleştirmeyi, olumlu kendi kendine konuşmayı ve kişinin inançları ile varsayımlarını da inceleyerek, kavramları istenen davranışlarla kesiştirmeyi amaçlamaktadır.

Doğal ödüllendirme stratejisi ise, kişinin faaliyetlerine güzel ve eğlenceli özellikler kazandırarak görevlerin kendiliğinden ödüle dönüşmesine yardımcı olmayı anlatmaktadır.

Öz Liderliğin Faydaları

    • Öz liderlik davranışı gösteren çalışanlar, aynı pozisyondaki iş arkadaşlarının performansını da arttırmaktadır.

    • Çalışanların görevlerine ve kurumun amaçlarına bağlılık duygusunu geliştirmektedir.

    • İş süreçlerine etkin katılım dolayısıyla daha verimli çalışan profili oluşturmaktadır.

    • Bir kontrol mekanizmasına bağlı kalmaksızın, lideri sanki her an yanındaymış gibi hisseden çalışan, maksimum fayda minimum kayıpla çalışmak için çaba göstermektedir.

    • Çalışanlar, kuruma ve/veya organizasyona daha güçlü bağlılık duygusu beslemektedir.

    • İş hayatında öz liderlik davranışı geliştiren kişi, sosyal hayatında da benzer şekilde davranış geliştireceğinden, sosyal hayatında da başarıya odaklanmaktadır.

    • Öğrenilebilen bir davranış modeli olduğundan, çeşitli eğitimlerle geliştirilebilmektedir.

    • Çalışanların gerginlik seviyelerini düşürdüğü, bilişsel ve fiziksel performanslarını arttırdığı yönünde araştırma sonuçlarına rastlanmaktadır.

 

Yapılan çalışma sonuçları analiz edildiğinde görüleceği üzere; çalışan performansı, ekip uyumu ve yönetim şekli iyileştirmelerine önem veren işletmeler, öz liderlik davranışı gelişimine ağırlık vermesi beklenmektedir.