Tag Archives: istanbul

Hadi Bakalım Grubu “Onlar Bizi Bekliyor” Etkinliği

23 Ara

Bazı konular vardır o kadar dikkatle yaklaşmak gerekir ki olayın içinde olmayanlara aktarırken aşırılığa kaçmak an meselesidir, esas hedeften ya da samimiyetten uzaklaşabilirsiniz anlatırken.


son

Geçen haftasonu içtenlikle hazırlanan, el emeklerini göz nurlarını kalpten döken, tüm imkanlarını seferber edip çıkan engelleri çifter çifter aşan azimli Hadi Bakalım hanımlarıyla Göztepe Semiha Şakir Huzurevi’ndeydik. İyi ki oradaydım, onlarlaydım. Aylar önceden proje fikri çıkmış, el örgüsü şallar, battaniyeler hazırlanacağı salık verilmişti. Üyelerin verdiği boş gazlar sönüp sözler havada kalınca grup başkanımız Billur Hanım (Türkoğlu Phelps) yeniden örgütlendi 🙂 Zekiye Hanım’ın ev sahibeliğinde haftada 2 gün toplanan şefkatli eller ekibimiz onlarca şal, diz battaniyeleri ördü.

benTontonlarımızın “El öpenlerin bol olsun evladım” dilekleriyle… 🙂

oturma

Şefkatli eller ekibi;

*Goblen sanatçısı Handan Hanım (Küçükkutlu)

*Sıcacık gülümseyen fotoğrafçımız Hale Hanım (Elmacı)

*Gece gündüz üreten pamuk kalplilerimiz Nalan Hanım (Var) ve Nazlıcığım (Eray)

*Sohbeti insanın ruhunu ısıtan Suna Hanım (Gürkem)

*On parmağında on marifet olan kırkyama sevdalısı Lale Hanım (Kızmaz)

*Tabi ki grup başkanlarımız, bu güzelliğin mimarları Zekiye Hanım (Ensari) ve Billur Hanım ile grubumuzun yakışıklısı Vegas (Billur Hanım’ın muhabbetli kuşu 🙂 )

*Zekiye Hanım’ın öğrencileri, velilerini unutmak olmaz 🙂 Elleri dert görmesin hiçbirinin…

kestaneAğızları tatlandırma molası 😉

İstanbul dışında yaşayıp ciddi anlamda katkı yapan hanımlardan aklımda kalan isimler Nilüfer Hanım (Bekar) ve Pelin Hanım (Oransal Erol) oldu. Çok sayıda ve projeye uygun parçalar yollamışlardı, atölye günlerinde bu parçalar birleştirildi.

Marifetli, pamuk kalpli hanımlarımızın bir de sürpriz destekçisi oldu bir anda. Yavuzlar Spot firması sahibi Süleyman Bey atölyemize yüzlerce paket yolladı. Fahri sponsorumuz oldu 🙂 Bundan sonraki etkinliklerimiz için de ciddi bir stok sağladı böylelikle.

billur&slymnBillur Hanım (Türkoğlu Phelps) ve Adana’dan uçup etkinliğimize katılan Süleyman Bey (Yavuzlar Spot)

Ben de uzaklardan etrafı kolaçan ediyorum 🙂

Kardı yağmurdu hastalıktı derken beklenen gün geldi, pazar günü bagajlar dolusu paketle Semiha Şakir’in kapısındaydık 🙂 Billur Hanımcığım kırmızı mis kokulu karanfiller almış gelirken. En sevdiğim çiçektir karanfil 🙂

billurgl

El örgüsü şallar ve diz battaniyeleri Huzurevi’ndeki hanımlar için hazırlandı ve tabi ki beyler unutulmadı 🙂 Onlar için de çoraplar paketlendi. Takım takım iç çamaşırları ve pijamalar makbuz karşılığı yönetime teslim edildi. Kışın vazgeçilmez minik lezzeti kestane kebaplar yapıldı, hoş sohbetler, gülüşmeler, iz bırakacak kucaklaşmalarla dolduk taştık hepimiz.

nazlıKar kış demeden İstanbul’un bir ucundan diğerine, hiç devamsızlık yapmadan atölyeye yetişen, grubumuzun maskotu canımız Nazlı “çaylarrrrr” pozuyla 😀

Elbette madden hiç bir şeye ihtiyaçları yok, güleryüzünüz ve hoşsohbetiniz oradaki tatlı delikanlıları hanımefendileri cezbedecek yegane şey 🙂 Hepimiz gibi onların da anlatılmayı bekleyen upuzun hikayeleri var. Narin ellerini öptüğünüzde incecik titremeye başlıyorlar, dokunaklı olmak değil niyetim, bilin nasıl mutlu olduklarını 🙂

grup

Doğrusu çekincelerim vardı kendimle ilgili, donuk kalır insanları tedirgin edersem diye…Ancak öyle tatlı bir gün geçirdim ki, tebessüm eden yüzleri hala gözümün önünden gitmiyor. Sağlıklı zamanları olsun inşallah…

Mühim Notlar:

*Eğer grup organizasyonu yapacaksanız, verilen sözlere güvenmeyin, vaad edilenlerle icraatlar birbirini tutmazsa canhıraş işe girişmek zorunda kalabilirsiniz 😉 Bilmem anlatabildim mi…

*Yiyecek, içecek getirmeden önce idareye danışın.  Tahmin edersiniz ki her kişinin farklı tıbbi geçmişi, bazı rahatsızlıkları olabilir belli yaşın üzerinde. Ne siz mahcup olun ne onların aklına sokun yasaklı bir şeyleri 😉

*Ziyaretlerinizi haftaiçi ya da haftasonu gerçekleştirebilirsiniz.

*Huzurevinde salonun bir köşesi de hanımların beylerin el emeklerinin satışa sunulduğu minik masalar için ayrılmış. Bu sabit kermesten alışveriş yapabilir, minik katkılarda bulunabilirsiniz. Ya da kendi ürünlerinizi bırakabilir, satıştan elde edilecek gelir idareye bırakırsınız.

*Paylaşmak istediğiniz kullanılmamış her türlü giyecek için idareyle ön görüşme yapmanızı öneriyorum. Bizim grup başkanlarımız sağolsun Billur Hanım ve Zekiye Hanım konuya tamamen hakimlerdi, bizleri doğru yönlendirdiler.

*Çalışan personelin de gönlünü almayı unutmayın 🙂 Bizlere çok yardımcı oldular teşekkürler ederim…

*Merak edenler için; fotoğraf makinesi ve kameralar sadece ortak alanda kullanılabilir, aklınızda bulunsun.

grupp

Proje mimarımız Billur Hanım ve Zekiye Hanımlara,

İsmini unuttuğum, emeği geçen, kalbi bizimle olan herkese teşekkür ederim. 

Facebook üzerinden bizi ve gelecek projelerimizi takip edebilir, siz de yanımızda olabilirsiniz 😉 

Arama çubuğuna “HADİ BAKALIM” yazdığınızda çıkacak gruptayız 😉 

Reklamlar

Janome’li Cumartesi

8 Ara

Merhaba Aralık! Hoşgeldin yeniyıl telaşıyla bezeli 2013 ün son demi!

İlk haftasonundan başladık aksiyona 🙂 Artık rutine bağlanan Cumartesi etkinliğimin mekanı yine Bizim Çocukların Hobi Dükkanı’ydı.

dükkanBkz: Bizim Çocuklar 😉 Soldan sağa ; Hasan Bey (Yalvaç), Oğuz Bey (Karabacak), Yılmaz Bey (Çakar)

Bakırköy’de hem hobi market hem eğitim ortamı sunan tek mekan burası. İstanbul Caddesi’nde Çetinkaya’yı geçip ilk soldan içeri giriyorsunuz. Lokasyon olarak biraz iç kısımda kalsa da, arayan buluyor, İstanbul dışından düzenli müşterileri/misafirleri bile var 🙂 Dün akşam annemle uğradık dükkana eksik malzemelerimizi tamamlamak için, “Bizim Çocuklar” tam kadro hazırlık halindeydi. Harıl harıl çalışıyorlar enerjilerine nazar değmesin 😉

 

Bu cumartesi projesi Janome marka dikiş makinelerinin tanıtımı, minik bir makine örtüsü dikimi, Janome’nin hedef projeleri hakkında bilgi paylaşımı yapmaktı. Janome makineler eğitmeni Seher Hanım (Şahin) sabırla, pür neş’e bir gün geçirmemize vesile oldu 🙂 Selçuk Bey de daha kurumsal bilgilerin yanında hepimizin ilgisini çeken müjdeli planlarından da bahsetti.

100_2200

Hava muhalefeti ve ailelerin malum haftasonu planları beklenen misafir sayısını indirmiş olsa da biz bize, çok dağılmadan, yardımlaşarak faydalı bir seminer geçirdiğimizi düşünüyorum. Saat 11 gibi başlayan seminerimiz için her detay düşünülmüş, tüm makineler hazırlanmış, masuraları bile sarılmış, kullanılacak tüm malzemeler hazır kitler halinde bizi beklemekteydi 🙂

100_2203

1480755_1420402468194495_1147421278_n

Janome makineleri kullanıyorum, işin doğrusu çok da verimli buluyorum. 2 yıldır tanışıyorum Janome makinelerle ve en bayıldığım özelliği ilik açması! O gözümüzü korkutan, işkence gibi gözüken, diktiğiniz ürünün havasını en çok etkileyen ilikleri tek tuşla ve muntazam şekilde açıyor bu makineler. Hem giyim dikenler için ekstra hazırlanmış farklı ilik seçimleri de mevcut 😉

Bugün gördüm ki bunun sebebi işin hamurunda Japonların olması 🙂 Ve tabi ki otomobil fabrikalarına otomatik kollar üreten bir tesisten çıkan incelikli makineler. Transformers sahnelerine benzer görüntülerle hazırlanmış videolar izledik önce. Hem Janome hakkında hem de distribütör firma olan Demirbilek hakkında temel bilgiler aldık, bir yandan da fotoğraflarını gördüğünüz makine örtülerini dikmeye koyulduk.

100_2209

Tabi ki amaç makine fonksiyonlarını görebilmek, birçok özelliği anlatabilmek olduğu için süsü bol örtüler çıktı ortaya 🙂

100_2212 100_2213 100_2215 100_2216

Günün sonuna doğru bilgilendirildiğimiz Janome Moda Cafe projesi pek ilgimi çekti, yakınlarda bir açılış haberi alabiliriz 🙂 Konsept mağaza, bistro, eğitim mekanı harmanlanarak faydalı bir proje hazırlanmış. Tam da zamanı 🙂

100_2211

Seher Hanım’dan sertifikamızı da aldık 🙂

Meraklısına not:

Bizim Çocukların Hobi Dükkanı Adresi: İstanbul Caddesi Muhasebeci Sokak No:5 Bakırköy/İstanbul

facebook hesabı: Bizim Çocuklar’ın Hobi Dükkanı

Tuluyhan Uğurlu’nun notalarıyla İstanbul

14 Eki

Ekim ayı fena geçmiyor evet, maşallah 🙂 Geçtiğimiz Cuma gecesi Tuluyhan Uğurlu ile Piyano Başında İstanbul Sohbetleri temalı bir dinletiye gittim.

100_1878

Kendisini ilk kez canlı olarak dinledim. Harika çocuk olarak seçilişinden, İstanbul Kanatlarımın Altında film müzikleri için Love Story nin notalarını ayna aksiyle besteleyişinden, babasının vefat ettiği gün konserine çıkıp konserini babasına adayışından, İstanbul Dünya Kültür Başkenti projesinde bestesinin kullanıldığından  haberdardım evet; ancak karşımda böyle yumuşak tonlu, bizimle sohbet etmek isteyen, heyecanını ve samimi duygularını rahatlıkla paylaşabilecek bir piyanist beklemiyordum karşımda.

100_1872

Şaşkınlığım hızla hayranlığa bıraktı yerini. Müziği çok severim, ancak beste yapan müzisyenlere ve sanatçılara başka türlü bir saygı ve hayranlık duyarım. Görmek, yorumlamak ve aktarmak meselesi biz normal insanların yapamadığı şeyler.

100_1873

Öyle ki Venüs ün balkonundan İstanbul’u seyreden biri neler görebilir hadi notalara dökelim bunu dediğinde ağzım da dimağım da açık kaldı! Ne dedi ne dedi diye isyan ederken gayet Venüs’ün ışık olduğundan, yolunu kaybedenler için rehberlik ettiğinden falan bahsetmeye başladı ki bu tip zihinlerin nasıl şekillendiğine dair kırıntı kadar bir tahminde ya da hayal de buldum kendimi.

100_1884

Mimar Sinan’a olan saygısı ve benimseyişi çok şıktı, yarı politik yorumları beni yine şaşırttı çünkü Büyükşehir Belediyesi çatısı altında bu tip açıklamalar beklemezdim, çok hoşuma gitti. Viyana’dan, İstanbul’dan geceli gündüzlü telaşeden, Ayasofya’dan, tarihten, dünden bugünden gelecekten, hayata bakışından, beste yapmak isteyen bir sanat sevdalısının nasıl yol izlemesi gerektiğine kadar birçok çeşitli konudan bahsetti. 

Daha önce Da Vinci için ürkütücü deha demiştim ancak bu gece anladım ki bana ürkütücü gelen şeyin ta kendisi deha! Piyanonun tuşlarına vururken kendini kaptırması, beni ürküten tonlamalarıyla sesiyle eşlik edişi, piyanoya doğru gidip gelişleri, ayağa kalkıp oturup uzanıp sanki parmakları esir olmuş da parça bitmeden kurtulamazmış gibi notaların içinde çırpınması çok etkiledi beni.

100_1880

Hayatın anlamına varabilmiş çok az insan birşeyler üreterek var olabileceklerinin farkında. Herkes kendi gücünde, vizyonunda birşeyler katmaya çalışıyor, son zamanlarda bunları rahatlıkla paylaşabildikleri için haberdarız. Ancak müzik gibi aslında soyut kavramlarda yaşayarak elle tutulur ya da kulakla duyulur hale getirilebilecek minicik parçalar oluşturan insanlara kocaman kocaman hayranlık duyuyorum 😉

Başka bir gezegende yaşamadığınızın farkındayım, aynı havayı teneffüs edip aynı elmayı, zamanı tüketiyoruz. Ve fakat görme yeteneğinizin ne denli gelişmiş olduğu belirsiz, ölçülemez…Belki bu tip konserlerde, paylaşımlarda minik minik hissedilebilir.

NOT: youtube’a kendi çektiğim 2 dakikalık videoyu yüklemek 1 saat sürdüğünden fenalık geçiriyorum ve bu konserde video kaydı almadım. Zaten ruh halim karmakarışık oldu 10 poz fotoyu ancak çekebildim keyiften 🙂  Videolar youtube aramasıyla eklenmiştir bilginize 😉

İlk Workshopla Ev’lenmek

14 Eki

Uzun zamandır takipte olduğumuz (annemle), niyetlenip yine tembelliğe vurduğum ve haliyle ertelediğim bir tanışma, kaynaşma, akabinde kaynatma ve bilgileri çoğaltma mevzuu geçtiğimiz Pazar ete kemiğe büründü 🙂

Önceki gece uyumadım, sohbetti muhabbetti derken sabahı ettim. Bir de tatlı tatlı uyku çöktü ki; gitmesem nolur diye aklımdan geçti, hem de kaç kez! Ama saat 08:15 de evden çıkmış tramvayın yolunu tutmuştum 🙂 Pazar sabahı İstanbul yolları nasıl keyifli oluyor unutmuşum…

İlk ulaşılacak nokta Kabataş, sonra da Arnavutköy sokakları olunca, kediler ve köpekler en sevimli yol arkadaşları oldu 🙂 Kolejden sonra otobüsten indim, ara sokaklara girdim ki kocaman pofuduk bir köpek kuyruğunu bacağıma vurup bana rehberlik teklif etti 🙂

Mis gibi hava, şahane manzara, kendi halinde güzellikleriyle tepeciklere konuşlanmış evler…İnsanların neden burada huzur bulduğunu anlamak zor değil 😉

ev

Buluşma saatinden biraz erken buldum bu vişne rengi ahşap evi

İki marifetli, sevecen ikizkardeş evsahibeleriydi. Fidan ve Filiz Ablalarımla tanışırken uzaktan blogunu, elişlerini ve pek meşhur KocaKarıları’nı izlediğim  Şule Abla (Fiamma) elleri kolları dolu dolu gelince evi bir telaş sardı 🙂 Enerjisi o kadar yüksek ki siz tembellik doktorası yapmış olsanız sizi bile kıpırdatır!

tanışma

Tanışma halleri 🙂

100_1835

Şule Ablanın peşinden Serpil Abla(aksungur46) da elleri kolları dolu şen kahkahasıyla ısıttı içimizi 🙂 

Workshopumuzun esaslı direktörü aslında Serpil Abla oldu. Hadi başlayalım dedi masanın başına geçtik.Tatlı sert halleriyle idare etti hepimizi.

 

100_1851

Süsleme konusunda tatlı tatlı uğraştılar. Elleri dert görmesin…

100_1865

Kendi aralarındaki sohbeti dinlemekse en keyiflisi 🙂 Çok şekerler maşallah

Buluşma amacımız ev sahibi olmaktı 🙂 Ev formunda stopperlar(kapı engeli/rüzgar önleyicisi) yapmak niyetiyle çıktık hepimiz yola. Yanında bol kahkaha, hoş sohbetler, leziz yiyecekler de bonus 🙂

100_1811

100_1812Tazecik mini sandviçler, açmalar, enfes truffe tabağı

Masamız 10 kişiye göre hazırlanmıştı. Tüm malzemeler, olası ihtiyaçlar, herbiri birbirinden farklı evler ve süslemeleri workshop meraklılarını bekliyordu. Öğrendim ki önce giden çalışacağı projeyi seçme hakkına sahip olurmuş 🙂 Gayet adil bir yaklaşım 🙂

evimin proje haliİşte evimin proje hali 

Çaydı kahveydi, merhabalar nasılsınızlar, sizin blog neydi yahu derken ders zili çaldı (gerçekten zil çaldı) ve şen şakrak çalışmamız başladı.

calısıyoruz

Önce biraz elyaflayalım, sonra kumları ayarlayalım…

kumlar tamam

Gayet ciddi bir şekilde gramajı standartlarla tutturduk 🙂

Öğle yemeğimiz de pek lezizdi, Fidan Ablam ellerine sağlık 🙂

yemek

Mimarlar, mühendisler, bankacılar, müfettişler işin içinde olunca hepimiz pür dikkat izliyoruz evciklerimizin yapım aşamalarını 

incelikler

Hocamız inşaat mühendisi, daha ne olsun…Evsahibelerimiz Workshop dememişler işi ciddiye almışlar 🙂ince iş

Sonuçlar mı? Buyrun benim miniğime 🙂

yaptımAğaoğlu da kimmiş ayol “yaptım,pek de şeker oldu!”

 Evimde Şule Ablayla Serpil Ablanın da harcı çok, sağolsunlar süslemek için beyin fırtınası yaptılar 🙂

hayran

Hayran hayran bakıyoruz evlerimize görüldüğü gibi 🙂

Hatırda kalanlar;

*Arnavutköy’e daha sık gitmeli

*Pazar sabahları bile İstanbul’un keyfi çıkarılmalı

*Hayata birşeyler katacak kişileri tanıyabilmeli

*Yeni ortamlardan, yeni arkadaşlıklardan çekinmemeli

*İkiz kardeşlerin maharetine, güleryüzlerine,  muhabbetine nazar değdirmemeli 🙂

*Gözleri, ufku iki-üç kat açmalı ki katma değerimiz olsun ahir ömrümüzde  😉

100_1854

Ev sahibi olduk mutluyuzzzz 😉

100_1846

100_1809

İşte her şey hazırlanmış, yumuşak doku için boncuk elyaf, malzemenin en kalitelisinden inşaat kumu 😀

Meraklısına Not:

Gelecek etkinlikler, workshoplar için takip edilecek adres : ilkblogdenemem.blogspot.com

Pazar Postası [2]

8 Nis

Isınan hava, canlanan doğa ve mayışan bünyelerle Yaz artık uzakta değil! İstanbul’un havası nettir  ya sıcak ya soğuk, işte hızlı bir geçişe daha girmiş bulunuyoruz.

Bu zamanlarda da ders çalışmak, kapalı mekanlara mecbur kalmak çok can sıkıcı, okul dönemleri 2.yarıyılın bir çırpıda geçmesinin altında da bu var 🙂 “Hava şahane! Tam pikniklik, hadi sahile yürüyüşe çıkalım” derken finallere 1 hafta kala beyin ancak uyanıyor…

Tam zamanlı öğrenciliğim resmen bitmiş olsa da müebbet öğrencilik öyle kolay bir vasıf değil; geçtiğimiz cuma gününden itibaren Grafik Tasarım öğrencisi’ne dönüşmüş bulunmaktayım! Haftada 2 akşam CorelDraw‘la başlayıp Photoshop ve FreeHand ile süreceği planlanan bir kursa yazıldım.

İlk gün şansıyla seçtiğim bilgisayar bozuk çıktı! Bütün sevincim ve öğrenme aşkıyla dersi dinleyip, ders sonunda programı hocamızdan temin ettim. Eve gelip binbir şevkle kurmaya çalıştığım program bir türlü nihai sonuca eremedi…Kardeşimin bilgisayarına ise ‘cukk’ diye oturdu kendileri…Şansımı seveyim! Okumaya devam et

Maskelerin Sırrı’nı Gördünüz mü?

23 Mar

Birkaç gündür eve kapatmıştım kendimi…Mevsim dönüşleri sancılı oluyor bende, bir ruh dengesizliği çörekleniyor ki düşman başına! Bozuk plaklara dönen uyku düzensizliğimle beraber sabaha kadar oturup, imamı duyduktan sonra uykuya teslim olurken günün de ne bereketi kalıyor ne de kullanılacak saatleri…İşler, yapılacaklar biriktikçe daha da tembellik çöküyor, yemek düzeni de yerle yeksan, öğünler birbirinin içine geçmiş, mide isyanda; evlere şenlik yani durum 🙂

Bu gidişe bir “dur!” demek ve biraz sosyalleşmek amacıyla çıktık Marmara Forum‘a gittik. Hem ticaret hem ziyaret modeli…Alışveriş, yeni sezon için önçalışmalar, vitrinlerle yeni yeni hazırlanan reyonlarla bakışmalar, birkaç insan telaşesi ve ufak bir “sufle” molası vermekti niyetimiz…Sufle torunum için son haftaların tutkuyla beklenen ama bir türlü ulaşılamayan tadı olageldi…

Girişte gördük ki Orçun İlter_Maskeler sergisi ilanı var, asansörün önündeki tanıtım panosuyla fotoğraf çektiren turistler de mevzuyu şenlendirince sergi alanını ziyaret etmek şart oldu! Benim torun pek meraklıdır sanatsal organizasyonlara, yeni şeyler görelim öğrenelim hallerimiz pek uyumlu maşallah :))

Tüm ziyaret noktaları bitip ufak ufak eve yollandığımızda 1.katta (Carrefour’un olduğu kat) sergi alanına yöneldik, alışveriş arabamız torunumun idaresinde…Keşke fotoğraf makinemi alsaydım hayıflanmaları…Hep de böyle olur; ne zaman makinemle gözgöze gelip “lazım olmaz” dediğimde güzel ve bir daha bulamayacağım bi’şey kaçırırım..Sonradan pişman olsam da iş işten geçer gider… Yine böyle oldu 🙂

Genç kuşak seramik sanatçılarından Orçun İlter’in ‘Venedik’ten İstanbul’a Maskelerin Sırrı’ isimli maske sergisinin açılışı 7 Mart akşamı yapılmış.

Okumaya devam et

Feminİstanbul; Tek Kadın Orkestramız

20 Şub

Kar kış ve yeniyıl ertesi mayışıklıkla beraber konser maratonuma ara vermiştim bir süredir. Okulumdaki etkinlikler her zaman öncelikli takibimde oluyor. Mekanı tanıyorum, gidiş dönüş güzergahını adım gibi biliyorum, konser bitiş saatleri de benim için önemli…Böylece 7 Mart akşamı düzenlenecek,  Dünya Kadınlar Günü için organize edildiğini düşündüğüm Feminİstanbul konseriyle molamı sonlandırıyorum 🙂

Feminİstanbul, tüm üyeleri hanımlardan oluşmuş bir Oda Orkestrası. Adı çok hoşuma gitti 🙂 Bu tip ortak harfli kelimeleri seviyorum ama yaratıcılık konusunda yetersiz kalıyorum.

Feminİstanbul’u tanımak için biletix etkinlik sayfasındaki bilgilere bakalım öncelikle ;

Türkiye’deki iki kadın orkestrasından biri olan Feminİstanbul, – Devamını Oku…>

Karışık Pizza Tadında ‘Disko Kralı’

19 Şub

*Ömür Göksel’in o sonsuz karizması bu gece derin yarıklar almış olabilir… Özellikle patik giymeyen çocuk esprisi altın vuruştu!

Half playback konusundaki açıklaması iyi oldu. Birçoğumuz büyük orkestranın masrafını hesap etmiyoruz, alıştık 2 dıptıs 3bambama…

Mümkünse sadece şarkı söylesin…Yumuşak bakışlar da atsın o kadife sesiyle büyülesin hepimizi…Belki de stüdyodakilerin büyülenmiş gibi oturma sebebi de Ömür Göksel’in sesidir 🙂

Tamam beyefendinin vurucu esprileri yoktu belki ama dün geceki -facia- ikili Bay Tahminler gibi rezil değildi…O adamlar ne iş tutar Allah aşkına! Konuşacakları yeri de malzemeyi de seçemiyorlar hala…Tipik bir ‘kamera görünce dayanamıyorum tüm gevşekliğimi ortalığa bırakıveriyorum‘ örneği…Geçtiğimiz günlerde twitter üzerinden programa ve dolayısıyla Okan Bayülgen’e gelen “Programı bitirin artık! Bay Tahmin sizin yüzünüzden gecikiyor, hakkımızı yiyorsunuz” tweetlerini atan bünyeler hangi kimyasalların etkisinde merak ediyorum.

– Devamını Oku…>