Tag Archives: onay

Saç Baş Yolduran Muhallebi Kralı

23 Şub

Önceki gece tv8 kanalında canlı yayınlanan Muhallebi Kralı programını izledim. Temel konu “Saç” olarak açıklanmıştı, program süresince konuklar saç baş yoldurttu…

Kıl, tüy, saç nedir? Nasıl uzar / neden dökülürler? Dökülen saçlara çözümler nelerdir? Dökülmeye sebep olan hastalıklar, tıbbi yatkınlıklar nelerdir? Saç ekim işlemi nasıl ve kimlere yapılır? Teknolojinin saç ekimine etkisi, Kuaföre giden kişinin asıl isteği nedir? gibi konular konuşuldu…Bolca nanoteknoloji konuşuldu ve ikili minik, tatlı sert gerginlikler yaşandı…

Markası ve kalitesi kanıtlanmış MOS Kuaför’den Orhan Bey, Dermatologlar, Peruk hazırlayıp satan bir bey, Estetik Cerrahlar, Psikiyatr ve Trikoloji Uzmanı bir Hanım konuklardı… En temelindeki kıl/tüy farkı konusunda bile masadan ortak fikir çıkmadı, çıkamadı..

 

*Dermatolog Meral Şaşoğlu tüm kaynaklarını ve enerjisini kelliğe çözüm olacak bir ilaç geliştirmek için yıllardır çalışıyormuş. Sonunda nanoteknolojiyle birleştirilerek dünya çapında en gelişmiş teknoloji olarak kabul gören, patentli bir kombine ürün geliştirmiş. Şampuan, bakım kremi ve hapların olduğunu belirtti. Tüm patentler kendisine aitmiş ve şu sıralarda Fransa’dan onay almış yada alacak… O kadar iddialı ve hevesli bir şekilde tanıtım yaptı ki artık Okan Bayülgen nanoteknoloji var nanolar var diye takılmaya başladı 🙂

– Devamını Oku>

Reklamlar

Yeni Nesil Papia Reklamı

30 Oca

Yeni Papia reklamlarını gördünüz mü? Hani şu Hülya Avşar’lıları…

Reklam izlemeyi severim. İçinde aksiyonu, hikayesi, mantıklı mesajı olan reklamları zevkle izlerim. Lakin son zamanlardaki reklam çılgınlığının farkında mısınız? Gerekli gereksiz her ürün/ hizmet, reklam malzemesi; yetmezmiş gibi bunların çoğu da laf olsun diye yapılıyor. Şöhreti yada manşet potansiyeli yüksek kişilerin eline tutuşturulan reklam malzemesi ürün üçüncü yada beşinci sırada…Reklam yıldızının saçı başı, kıyafeti dekoltesi, reklam konusu ürünü araya katıp polemikler çıkarmasıyla neyin reklamı yapılmış karışıyor.

Bazı ürünlerin reklamlarını gereksiz bulduğum konusu bi’ yana manasız reklamlara hiç katlanamıyorum. Göbek atan halay çeken inekleri görmekten tiksindiğim kadar elinde hijyenik pedle ıssız adaya düşen eski yarışmacı esprisini de saçma buluyorum!

Buzdolabından çıkan garip yaratıklar, banyo/mutfak canlıları, tavadan seslenen yağ birikintisi midemi kaldırıyor. Artık televizyon karşısında yemek yediğimiz belli, kanıtlanmış, araştırmaları soruşturmaları yapılmış; bizim sofra/yemek kültürümüzde masada pislik çağrıştıracak herhangi bir mevzu konuşulmazken reklamlar sayesinde Ayşe teyzenin klozetindeki mikroplardan Ahmet dayının dişeti hastalıklarına kadar haberdarız!Bu reklamları hazırlayan şirketlerin haberi mi yok? Yoksa umursamıyorlar mı? Ya marka danışmanları? Malı/hizmeti kime sattıklarını bilmiyorlar mı? Potansiyel müşteriler, hedef kitle için yığınla araştırma soruşturma yapılıyor da neden özensiz çalışmalara onay verip kamyonla bütçe ayırıyorlar reklam kalemine?

Hadi bunları bi kenara bırakalım; diyebilirler ki “Kardeşim yemeğini mutfağında, televizyonun olmadığı bir yerde ye!”. Peki, radyo reklamlarında durum farklı mı? Tek fark görüntü olmadığından zengin(!) ses efektleri. Her türlü yaşatıyorlar o reklamı size, kaçış yok.

Son zamanlarda Profilo’nun “Annemiz canımız” temalı reklamlarına bayılıyorum. Beko reklamlarına ve o minik çocuğa da!

Redbull reklamları belli bir standartta, Coca Cola insani duyguları sonuna kadar kullanarak insanın içini deşecek reklamlar hazırlıyor…

Dönelim Papia‘nın son dönem reklam filmlerine… İlk reklamda pembe kıyafetiyle arz-ı endam eden Hülya Avşar “tanınma” temasına dikkat çekiyor.”Beni sesimden tanırsınız, bu tuvalet kağıdını da tanıyın unutmayın diye üzerine markayı basmışlar” şeklinde..

İkinci reklam filminde kütüphaneye giriyor, kitaplara yumuşak dokunuşlar vs, bir masabaşına gelip “Ya tarih olursun…” (kitabı kapatıyor,kitap toz dumana karışıyor); ” Ya da cesur olur, tarihi sen yazarsın!” Sırtını sıvazladığı da tuvalet kağıdı!

Yeni Nesil Papia Reklamı

Nasıl mantıklı bir karşılaştırma değil mi?! Tuvalet kağıdıyla bağdaştırdıkları mekan kütüphane; kitapla bağladıkları anlam da tarih…

Cesur ol, koş Papia al, 3 katlısı yetmez 4-5 katlı olanlarından kap gel, sonra birileri de TEMA ya nasıl bağış yapsak nasıl ağaçlandırsak memleketi diye düşünsün!

“İster 8 katlı olsun suda cup diye eriyor bunlar” kafasını da anlamıyorum, bu kanalizasyonlar nasıl taşıyor o kadar kağıt öbeğini?!

Papia kalitesiyle tarihe geçiyormuş! Peh pehhh, bu reklam filmleriyle tarihe geçeceğiniz kesin de; hangi sayfasına ne notu olarak yazılırsınız emin değilim…