Tag Archives: seminer

Janome’li Cumartesi

8 Ara

Merhaba Aralık! Hoşgeldin yeniyıl telaşıyla bezeli 2013 ün son demi!

İlk haftasonundan başladık aksiyona 🙂 Artık rutine bağlanan Cumartesi etkinliğimin mekanı yine Bizim Çocukların Hobi Dükkanı’ydı.

dükkanBkz: Bizim Çocuklar 😉 Soldan sağa ; Hasan Bey (Yalvaç), Oğuz Bey (Karabacak), Yılmaz Bey (Çakar)

Bakırköy’de hem hobi market hem eğitim ortamı sunan tek mekan burası. İstanbul Caddesi’nde Çetinkaya’yı geçip ilk soldan içeri giriyorsunuz. Lokasyon olarak biraz iç kısımda kalsa da, arayan buluyor, İstanbul dışından düzenli müşterileri/misafirleri bile var 🙂 Dün akşam annemle uğradık dükkana eksik malzemelerimizi tamamlamak için, “Bizim Çocuklar” tam kadro hazırlık halindeydi. Harıl harıl çalışıyorlar enerjilerine nazar değmesin 😉

 

Bu cumartesi projesi Janome marka dikiş makinelerinin tanıtımı, minik bir makine örtüsü dikimi, Janome’nin hedef projeleri hakkında bilgi paylaşımı yapmaktı. Janome makineler eğitmeni Seher Hanım (Şahin) sabırla, pür neş’e bir gün geçirmemize vesile oldu 🙂 Selçuk Bey de daha kurumsal bilgilerin yanında hepimizin ilgisini çeken müjdeli planlarından da bahsetti.

100_2200

Hava muhalefeti ve ailelerin malum haftasonu planları beklenen misafir sayısını indirmiş olsa da biz bize, çok dağılmadan, yardımlaşarak faydalı bir seminer geçirdiğimizi düşünüyorum. Saat 11 gibi başlayan seminerimiz için her detay düşünülmüş, tüm makineler hazırlanmış, masuraları bile sarılmış, kullanılacak tüm malzemeler hazır kitler halinde bizi beklemekteydi 🙂

100_2203

1480755_1420402468194495_1147421278_n

Janome makineleri kullanıyorum, işin doğrusu çok da verimli buluyorum. 2 yıldır tanışıyorum Janome makinelerle ve en bayıldığım özelliği ilik açması! O gözümüzü korkutan, işkence gibi gözüken, diktiğiniz ürünün havasını en çok etkileyen ilikleri tek tuşla ve muntazam şekilde açıyor bu makineler. Hem giyim dikenler için ekstra hazırlanmış farklı ilik seçimleri de mevcut 😉

Bugün gördüm ki bunun sebebi işin hamurunda Japonların olması 🙂 Ve tabi ki otomobil fabrikalarına otomatik kollar üreten bir tesisten çıkan incelikli makineler. Transformers sahnelerine benzer görüntülerle hazırlanmış videolar izledik önce. Hem Janome hakkında hem de distribütör firma olan Demirbilek hakkında temel bilgiler aldık, bir yandan da fotoğraflarını gördüğünüz makine örtülerini dikmeye koyulduk.

100_2209

Tabi ki amaç makine fonksiyonlarını görebilmek, birçok özelliği anlatabilmek olduğu için süsü bol örtüler çıktı ortaya 🙂

100_2212 100_2213 100_2215 100_2216

Günün sonuna doğru bilgilendirildiğimiz Janome Moda Cafe projesi pek ilgimi çekti, yakınlarda bir açılış haberi alabiliriz 🙂 Konsept mağaza, bistro, eğitim mekanı harmanlanarak faydalı bir proje hazırlanmış. Tam da zamanı 🙂

100_2211

Seher Hanım’dan sertifikamızı da aldık 🙂

Meraklısına not:

Bizim Çocukların Hobi Dükkanı Adresi: İstanbul Caddesi Muhasebeci Sokak No:5 Bakırköy/İstanbul

facebook hesabı: Bizim Çocuklar’ın Hobi Dükkanı

Reklamlar

Komşuda Artebella Semineri ;)

1 Ara

En bi’meraklı bendeniz bu cumartesi yollara düşmeden, saatlerce sallanmadan, evime birkaç dakika mesafede, hem de alışık olduğum bir ortamda şahane bir workshop günü geçirdim 🙂 

art10

İnanması güç olsa da pek bayıldım ben burnumun dibinde beni cezbeden aktivitelerin yapılmasına !  Sabahın kör vaktinde evden çıkıp tin tin otobüstü dolmuştu yok tramvaydı esneye uyuklaya gidip geldiğim onca workshop ve eğitimden sonra baldan tatlıydı bugün 🙂

100_2147

Artebella Sanatsalda Tam Çözüm profilini facebook ta görmeyen var mı ahşap severler arasında? Varsa ahşap sever değildir; zira ben ahşapla yakın temasta olmadığım halde sayfadaki bilgilere göz gezdiririm. Gülçin Hanım (Göksu) gayet net anlatımlı videolarını paylaşıyor bu sayfa üzerinden, ben anlamasam da izlerken keyifleniyorum hani bir gün bu işe de bulaşabilirim diye :p

art2

Fena da olmamış izlediklerim, bugün Bizim Çocukların Hobi Dükkanı’nda (Bakırköy) keyfi bol, kahkahalarla inleyen, benim gibi ahşap acemilerini bile aşka getirecek derecede kolay ürünlerle yapılan işler gördüm, öğrendim. Boşuna yoruyorsunuz kendinizi hanımlar 😛 Eğilip bükülmeden, saatlerce malzeme hazırlamadan, günlerce kurumaya bırakmadan enfes sonuçlar alınıyormuş bu işlerde, bizzat şahit oldum!

art3İlk çalışma olan saate kelebek kondurmaya çalışıyorum 🙂

İstanbul’un farklı ilçelerinden gelen Halk Eğitim ve İSMEK Hocaları, ben gibi meraklı hanımlar da dahil hepimiz ağzımız açık bir şekilde enerjisiyle bizi uçuran Gülçin Hanım’a odaklandık.

100_2163

Boyanmadan, doğal görünümünü koruyarak kolay transferler yaptık, 

transparan özellikli dantel transferler uyguladık,

koyu zemin neymiş açık zemin nerede kullanılırmış öğrendik,

100_2166

aynı boyayı ahşap, seramik, cam, kumaş gibi tüm ortamlara uygulanabileceğine şaşırdık,

kumas

tek kat sürüldüğünde bile tam kapatıcılığı olan boyalara bayıldık,

100_2179

mozaik transferlere, varakların kolay kullanımına, antik çatlatma tekniğine iç geçirdik 🙂

catlatma

Ben kumaş transferleri de sevdim, hem varak kullanılabiliyor hem de kolay transferler… Varak ütüyle, kolay transferler yine suyla uygulanıyor, sonuçlarsa birbirinden keyifli!

cam

Gülçin Hanım’ı ve şahane asistanı & oğlu İlker’i çay partisinde yakından tanıma fırsatı bulmuştum. Hatta annemle ortak kullandığımız Tarçın Kokusu facebook profilimden bahsetmiştik 🙂 O sohbetimizi bugün netlikle hatırlayan Gülçin Hanım beni şaşırttı 🙂 Biliyorum ki her hafta onlarca hanımla, beyle tanışıp görüşmeler ve seminerler düzenliyor. İsim hatırlaması mucize olur diye düşünürken nokta atışı yapması beni hayretler içinde bıraktı.

100_2168Centilmen asistan molada 😉 (Maşallah demeyi unutmayın 😉 )

Bilginin paylaştıkça haz vereceğine inanmış, bu yolda tüm enerjisini ikinci bir kez düşünmeden harcayan, azimli ve sıcacık bir hanım Gülçin Hanım. Kendisini tanıdığım için samimiyetle mutluyum, birçok hanıma da ilham verdiğini, vereceğini düşünüyorum.  

Bir fırsatını bulun, yaratın, kovalayın ve hem Gülçin Hanım’la hem de Artebella ürünleriyle tanışın, hayatınıza keyif katın 😉

 

Meraklısına Not:

Gülçin Hanım’ın seminerleri İstanbul’da birçok farklı noktada, ücretsiz olarak düzenlenmekte. Maddiyata takılmadan da bişeyler öğrenmek mümkün yani 😉 

Facebook profilleri : Artebella Sanatsalda Tam Çözüm

Bizim Çocukların Hobi Dükkanı

Nasıl Böyle Oldu?

24 Şub

Neden Böyle Oldu Merve?  🙂

Geçen sene Nisan ve Mayıs aylarında çeşitli seminerlere, konferanslara katıldım. O zaman hala öğrenciydim, ders saatlerim belliydi, boş günlerime yada okul saatlerime denk gelen, ilgimi çeken konuları öğrenmek biraz da farklı şeyler duymak için zaman zaman konuşmacıları elimde not defterimle dinledim…

Çok sıkıldıklarım da oldu, bana farklı fikirler verenler de…Neredeyse konuşmacıların tamamı kendine son derece güvenen, ne söylediğini ve ne istediğini bilen kişiler görünümündeydi. Zaten toplulukları etkilemenin altın kuralı da bu değil midir? Sen ne kadar sağlam duruyorsan anlatacaklarının temeli de o kadar sağlam olur; dinleyiciler üzerinde o kadar gerçek etkiler bırakırsın..

Yükselen Girişimcilik Hareketleri konulu bir seminere katıldım. Son yıllarda çok fazla öne çıkan şu “girişimcilik” kelimesine gülerek yaklaştığımdan hafif sohbet halinde geçecek bir konuşma bekliyordum aslında.Ama böyle olmadı; konuşmacı sosyal medyanın küçümsenen ve keşfedilmeyen  etkisini anlatırken kendimi de bihaberlerin arasında gördüm.O günlerde facebook hesabımı kapatmayı/dondurmayı planlarken kendim için, aklımdakiler ve önümde olmasını istediklerim için bir blog hazırlamaya kadar verdim…Blog servislerini araştırdım hatta birkaç alan da aldım ama hiçbiri wordpress kadar içime sinmedi. Süsten gösterişten uzak, net bir tasarımla blogumu merveergoz.wordpress olarak aktifleştirdim…Sudan çıkmış balık gibiydim gariptir ki; yıllarca zevkle yürütttüğüm forumlardan çok da farklı değildi bloglar. Bu platformda da aynı kurallar geçerliydi temelde. Mesela;

*”Senden önce biz vardık” atışları burada da geçerli değildi…Rütbe zamanla değil, emekle, nitelikle kazanılan bir şeydi…

*Yaşına göre konumlanmazdı kullanıcılar, okuyana ne verdikleriyle yer edinirlerdi…

*Ya da; başlığa bakıp bot misali “Emeğine sağlık” yazanlar gibi burada da spam yorumlar vardı…(Olumlu tarafları yazıyorum evet 🙂 )

Blog bi’ parça daha kişiseldi belki…Zihnimdekilerin hesabıydı yazdıklarım.

Amacım kitleleri peşimde sürüklemek değil, yarın bir gün hayatımda “Beni tanımak için arama motorlarına ismimi yazanların karşılaşacağı bir defterim olsun…“du. Neler yaptığımı bilsinler beni uğraştırmasınlar kaçışıydı ya da..Bir parça da “Benim gibi düşünenler, hissedenler varsa yalnız olmadığımızı görsünler…” hissiyatıydı..

Blogumda paylaştığım müze linkleri yüzünden merveergoz.wordpress’ e erişimim engellendi, maillerime cevap da alamadığımda pişman olmuştum neden alan adı haklarını satın almadım diye..Artık yapacak tek şey yeniden başlamaktı. Öyle de yaptım, bu sefer merveergozblog.wordpress ile yeniden başladım…

Bahçeşehir Üniversitesi’ndeki eğitimim bittiğinde, Ocak ayında, önceki blogumda yayınladığım ve yedeklediğim birkaç yazımı da yanıma alarak minik adımlar attım. Bu sefer Medyayla ilgili görüşlerimi, şikayetlerimi de yazmaya kararlıydım.Soğuk temamı da değiştirmek istediğimi hatırladım.Yazılacaklar listemi gördüğümde bu sefer üşenmeden aylık değil de en azından haftalık yazmaya da karar verdim. Yeni bir yıl yeni bir blog haliyle çıktım yola 🙂

Geçtiğimiz hafta, salı gecesi sıkıla sıkıla yazdığım başlıktan da anlaşılan  ‘Saç Baş Yolduran Muhallebi Kralı‘ yazımın linki Okan Bayülgen tarafından ReTweet edilmiş. Haliyle onu takip edenler de merak edip bolca ziyarette bulundular ve ben şaşkınlıklar içinde ‘WordPress En Çok Okunanlar‘ listesine girdim. Hem de en istemeyeceğim konuyla…

Ayarlarım pratik kullanım için en uygun şekilde düzenlendi, yazdığım her yeni mesaj/post otomatik olarak facebook ve twitter hesabımdan yayınlanır.

Şunu da belirtmeden geçmeyeyim ki; “Benim blogum var, neden gelip okumuyorsun” /”Okuyup da yorum yazmıyorsun” dediğim hiç bir zat yoktur, olmayacaktır da…En sevmediğim zorlama samimiyet şekli bu…Zaman zaman arkadaşlarımın bu tip ısrarları beni onlardan hızla soğutmuştur.

Okan Bayülgen’in atılan her blog linkini paylaştığını unutan kişiler ne bekleyerek tıkladılar o linki bilemiyorum. Beni çok da ilgilendirmez…Keşke daha zevkle yazdığım bir yazıyı peşindeki gençlere, bilerek okuyarak tavsiye etseydi diyebiliyorum…Zira ben körü körüne kendisine bağlı taraftarlarından biri değilim. Sadece yaptığı işleri takip ederim, bana birşey katmışsa da yazar, paylaşır, anlatırım…Okuduğum kitap, gittiğim konser, izlediğim reklam gibi iyi/kötü yada nötr her ne kaldıysa bende bunları direkt aktarırım. Hayatımın dönemlerini bloguma yansıtmam en doğal hareket değil mi?

Ve hakkımda, blogumla ilgili, yazdıklarımla ilgili bana mesaj atan, yorum yazan arkadaşlar için de,

“Nereden çıktı bu kız” diye merak edenler için de bu ufak açıklamayı yazmak istedim…