Tag Archives: müzik

Oyuncu Tayfası ile “Baba”

25 Kas

Adını duyunca dram izleyeceğimi sanmıştım, ancak “Baba” müzikli bir komedi oyunu 🙂

Müzikli demişken fıkır fıkır melodilerle sarıp sarmalayan, ciddi ciddi oyun izlemeye hazırlanmışken çıkıp 2 göbecik atsak ya dedirten türden müzikli 🙂

2 perdeli oyunun aksiyon dağılımı eşit ayarlanmış gibi. Orta kademe hızda seyreden, yumuşak geçişlerle işlenmiş bir girift durum komedisi aslında. Girift diyorum çünkü hem aile, hem iş, hem aşk, geçmiş ve dahi gelecek ilintili, birbirine kaynamış çoklu konular barındırıyor.

Kadro gencecik pırıl pırıl 🙂 Ses bir oyuncu için ne kadar kıymetli bu akşam net bir şekilde farkettim… “Baba” nın eşi rolündeki oyuncunun ses kullanımı şahaneydi.

Şimdi oyunu izlemeyenler için çok sır vermek istemiyorum ama kapıları tutan siyah adamlar çok şekerdi 🙂

Belki eşcinsel esprileri serpilmese daha şık olabilirdi…

Yalnız emin olduğum bir konu var ki bazı yaşı ilerlemiş teyzeler ve amcalarla yaşamak zor bir mesele. Tadını çıkarmaya fırsat bırakmadan yapılan esprileri sesli sesli açıklamaya, şakaları yorumlamaya, bıraksanız senaryoya karışmaya ne kadar hevesliler!

Havada yakalayıp sindiriyor olsalar neyse diyeyim de mevzu kopmuş 8 dakika sonra taşlar yerine oturmuş, kendini kurtarmış da yanındakiler eksik kalmış gibi can havliyle bağrış çağrış sinir bozucu :/

Yanlış hatırlamıyorsam 2 kez telefonlarınızı ve dijital saatlerinizin sesini kapatın uyarısına rağmen bangıdı bangıdı öten telefonlar beni bile rahatsız etti. Hala adap bilmiyoruz, hala saygı duymuyoruz ne yazık ki…

 

Meraklısına 😉

*Oyuncu Tayfası 2005 yılından beri Bahçelievler Belediyesi Tiyatro Topluluğu olarak sahnelerde

*Yetişkinlere, gençlere, çocuklara tiyatro eğitimleri veriyorlar. Hem de ücretsiz eğitimler 😉

*Web sayfalarından (oyuncutayfasi.org) güncel oyun programlarına ulaşabilir, keyifli zaman geçirebilirsiniz 🙂

Reklamlar

Tuluyhan Uğurlu’nun notalarıyla İstanbul

14 Eki

Ekim ayı fena geçmiyor evet, maşallah 🙂 Geçtiğimiz Cuma gecesi Tuluyhan Uğurlu ile Piyano Başında İstanbul Sohbetleri temalı bir dinletiye gittim.

100_1878

Kendisini ilk kez canlı olarak dinledim. Harika çocuk olarak seçilişinden, İstanbul Kanatlarımın Altında film müzikleri için Love Story nin notalarını ayna aksiyle besteleyişinden, babasının vefat ettiği gün konserine çıkıp konserini babasına adayışından, İstanbul Dünya Kültür Başkenti projesinde bestesinin kullanıldığından  haberdardım evet; ancak karşımda böyle yumuşak tonlu, bizimle sohbet etmek isteyen, heyecanını ve samimi duygularını rahatlıkla paylaşabilecek bir piyanist beklemiyordum karşımda.

100_1872

Şaşkınlığım hızla hayranlığa bıraktı yerini. Müziği çok severim, ancak beste yapan müzisyenlere ve sanatçılara başka türlü bir saygı ve hayranlık duyarım. Görmek, yorumlamak ve aktarmak meselesi biz normal insanların yapamadığı şeyler.

100_1873

Öyle ki Venüs ün balkonundan İstanbul’u seyreden biri neler görebilir hadi notalara dökelim bunu dediğinde ağzım da dimağım da açık kaldı! Ne dedi ne dedi diye isyan ederken gayet Venüs’ün ışık olduğundan, yolunu kaybedenler için rehberlik ettiğinden falan bahsetmeye başladı ki bu tip zihinlerin nasıl şekillendiğine dair kırıntı kadar bir tahminde ya da hayal de buldum kendimi.

100_1884

Mimar Sinan’a olan saygısı ve benimseyişi çok şıktı, yarı politik yorumları beni yine şaşırttı çünkü Büyükşehir Belediyesi çatısı altında bu tip açıklamalar beklemezdim, çok hoşuma gitti. Viyana’dan, İstanbul’dan geceli gündüzlü telaşeden, Ayasofya’dan, tarihten, dünden bugünden gelecekten, hayata bakışından, beste yapmak isteyen bir sanat sevdalısının nasıl yol izlemesi gerektiğine kadar birçok çeşitli konudan bahsetti. 

Daha önce Da Vinci için ürkütücü deha demiştim ancak bu gece anladım ki bana ürkütücü gelen şeyin ta kendisi deha! Piyanonun tuşlarına vururken kendini kaptırması, beni ürküten tonlamalarıyla sesiyle eşlik edişi, piyanoya doğru gidip gelişleri, ayağa kalkıp oturup uzanıp sanki parmakları esir olmuş da parça bitmeden kurtulamazmış gibi notaların içinde çırpınması çok etkiledi beni.

100_1880

Hayatın anlamına varabilmiş çok az insan birşeyler üreterek var olabileceklerinin farkında. Herkes kendi gücünde, vizyonunda birşeyler katmaya çalışıyor, son zamanlarda bunları rahatlıkla paylaşabildikleri için haberdarız. Ancak müzik gibi aslında soyut kavramlarda yaşayarak elle tutulur ya da kulakla duyulur hale getirilebilecek minicik parçalar oluşturan insanlara kocaman kocaman hayranlık duyuyorum 😉

Başka bir gezegende yaşamadığınızın farkındayım, aynı havayı teneffüs edip aynı elmayı, zamanı tüketiyoruz. Ve fakat görme yeteneğinizin ne denli gelişmiş olduğu belirsiz, ölçülemez…Belki bu tip konserlerde, paylaşımlarda minik minik hissedilebilir.

NOT: youtube’a kendi çektiğim 2 dakikalık videoyu yüklemek 1 saat sürdüğünden fenalık geçiriyorum ve bu konserde video kaydı almadım. Zaten ruh halim karmakarışık oldu 10 poz fotoyu ancak çekebildim keyiften 🙂  Videolar youtube aramasıyla eklenmiştir bilginize 😉

Taylan Erler Jazz Quartet ve Caz Ziyafeti

28 May

Yumuşacık yağan yağmurla kararan hava, cuma gecesi planlarını sinema & kahve ye çevirmeye niyetlendirse de planlanmış bir konser dinletisini çevirmeye gücü yetmedi. Azımsanmayacak bir topluluk için hem de 🙂

Mayıs ayı programına göz atarken sadece aysonunda bir etkinlik dikkatimi çekmişti ; Taylan Erler Jazz Quartet…Aslında dikkatimi çekme sebeplerinden biri ve en kuvvetlisi Jazz Quarter yazılmış olmasıydı! İmla konusunda huyluyum evet, bu günlük hayatımda çok sıkıcı ve snop gözükmeme sebep olan refleks haline getirdiğim bir takıntım  :/

Öğle saatlerinde kardeşimin hatırlatmasıyla akşam programımız yerine oturdu ve merakla konser salonunun yolunu tuttuk…Kanyon’da Caz etkinlikleri hoştu güzeldi ama bi’ dünya yol yapmak bir parça işkenceydi, burnumun dibinde bu tip etkinlikler sıklaşsın başka ne isterim :))

Okumaya devam et

Orkestrada Kadın Eli (Feministanbul)

10 Mar

Merakla beklediğim(Bakınız..) Feminİstanbul konseri oldu, bitti. Gün içindeki telaşların yanıbaşında minik heyecan kıpırtıları olur bende, eğer o akşam bir organizasyon planım varsa…Yine böyle geçti gün, salona girene kadar 🙂

Nedendir bilinmez, bilet satılan organizasyonlarda insanlar istedikleri yere rahatça oturabiliyorlar. Yeni yetme çocuklar/gençler de değil bunu yapan, dedeler ve nineler…Onların adap kurallarına uymasını bekliyorum doğal olarak…Ama yok, bu kaçıncı sefer, koltuğumda başkaları oturup bir de iddia ediyor burası bizim diye…İlk kim gördüyse onundur  kafası her yerde :/ En güzeli ve doğrusu yer gösteren görevlilere sakince durumu anlatmak. İşin komiği görevliyle de iddialaştılar 🙂 “Bizim biletimiz yok, oturduk” dediler, güzelce de yerleşmişler rahat rahat…Sonunda bizim koltuklardan kalkıp ön sıramıza geçtiler! Tripodlu bir taze ergen konser boyunca kamerasını çalıştırdı, boyundan uzun makineyi ayarladı durdu…İçimden kırmak geldi o minik zımbırtıyı…

Seyircilerin, dinleyicilerin saygısızlıkları sinirime dokunuyor. Tıkırdatılan pet şişeler, patlayan flaşlar, sesli çekimler, müzikle aşka gelip dedikodu fırtınası koparanlar…

Okumaya devam et

Boylu Boyunca Muhallebi Kralı

29 Şub

Geçen hafta cuma akşamları yayınlanan Medya Kralı‘nı izlemeyeceğime konuklar listesi açıklandığında karar vermiştim. Nihat Doğan’a katlanamıyorum, neden ısrarla ve sıklıkla konuk alındığını da anlamıyorum. Anlayan varsa biri çıkıp anlatsın lütfen!

Cumartesi gecesi de her zamanki alışkanlıkla Disko Kralı‘nı izlemeye hazırlandım, konuklardan birinin Haluk Levent olduğunu da öğrenince pek keyiflendim. Program açıldı, hafif ilerlemeye başladı ve ben fark ettim ki Yeliz‘e de katlanamıyorum. Halbuki ben severdim kendisini uzaktan uzağa, sevimli bulurdum. İşin rengi yeni albüm çıkarmış bir hanım ve sesi hakkında konuşmalarını dinleyinceye kadar pembelerdeydi. Ne zaman ki Okan Bayülgen’in de gazlamasıyla Yeliz büyük otorite kesildi -ses, şan konusunda- kanal değiştirdim acilen.

Önceki yazılarımda tıp doktorlarının burnu büyüklüklerinden yakınırken bizim pop şarkıcılarını unutmuşum…Bu ne havalar afra tafralar kardeşim? Kadını ezdi, kırdı geçti…Gerçi tek başına değildi, Okan’ın yüklenmesinden destek alıp kadıncağızı çok sıkıştırdılar. Hiç hoş değildi…Adını hatırlayamadığım hanıma üzüldüm izlerken.

Dün akşamüstü facebook‘ta programın sayfasından gecenin konusu “Boy” olarak açıklanınca dedim ki bu gece eğlenceli bir muhallebi kralı çıkar. Malum Okan ve boy konusu bitmek tükenmek bilmeyen atışmalarla dolu 🙂 (Bu arada Okan program sırasında boyunun 1.69 olduğunu söyledi ben daha kısa olduğunu sanıyodum :/ Kameralar 5 kilo eklerken 5cm de kısa gösteriyor demek…)

Devamını Oku

İncesaz’dan Yumuşacık Ezgiler

26 Şub

Bu kışın son dönemeçleri konser etkinlikleri açısından pek bereketli geçiyor…Gidip dinleyip zevkten 4köşe olduğum ama sırası gelemeyen konserler var cebimde 🙂 Vakit buldukça paylaşmak niyetindeyim hepsini.Bu akşam sıra İncesaz konserinde…

Bakırköy’ün sessiz sakin bir köşesinde konuşlanan Cem Karaca Kültür Merkezi‘nde her ay önceden programı belirlenmiş etkinlikler yapılıyor. Ay sonlarında bir sonraki ay için hazırlanmış etkinlik ajandasını kitapçık olarak bulabilirsiniz. Beğenip katılmak istediklerinizi de ajandanıza aldınız mı tamamdır 🙂 Konserler genellikle ücretsiz oluyor ancak mümkünse konser gününden önce gişeden biletinizi almanızı tavsiye ederim. -Devamını Oku…>